![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye listesi | Tarihsel Takvim | Arama | Bugünün mesajları | Forumları okunmuş olarak işaretle |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Biçim |
|
|
#1 (permalink) |
|
Kayıtlı Üye
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 24
|
Sarhoş olduğu konuşmasından kolaylıkla anlaşılabilen bir kişi, kaldığı otelin kabul masası görevlisine gece saat üçte telefon etti ve otelin barının sabah saat kaçta açılacağını sordu.
"Barımız sabah açılmaz, efendim" dedi görevli. "Fakat öğleden sonra, saat dörtten sonra size hizmet etmekten büyük bir mutluluk duyacağız." Kabul bürosunun telefonu yarım saat sonra yine çaldı. Arayan yine aynı kişiydi fakat bu kez sesinden, biraz daha fazla içkili olduğu anlaşılıyordu. "Bu otelin barı sabah saat kaçta açılır?" diye sordu yine. Kabul masası görevlisi, aynı yanıtı verdi: "Barımızı sabah açmıyoruz, efendim" dedi. "Fakat saat dörtten sonra hizmetinizde olmaktan mutluluk duyacağımızı bir kez daha bildirmek isterim." ![]() ![]() Aradan bir yarım saat daha geçtikten sonra aynı kişi, kabul masası görevlisine yine telefon açtı ve bu kez, sarhoşluktan zorla konuşarak, barın sabah saat kaçta açılacağını sordu yine. Yarımşar saat arayla aynı kişinin üç kez aynı sorusuyla karşılaşan görevli, bu kez biraz da canı sıkılarak karşılık verdi: "Daha önce de iki kez söylediğim gibi, barımız öğleden sonra dörtte açılır, tamam mı?" dedi ve sonra da yanıtının biraz kaba olduğunun ayırdına varıp, karşısındaki kişinin gönlünü almak istedi: "Siz emrettiğiniz içkiyi söyleyin, odanıza gönderelim, efendim" dedi. "Bara gitmek için sabahı beklemenize gerek yokˇ" Telefonun öteki ucundan bu kez, aslan kükremesine benzer bir bağırtı duyuldu: "Bara gitmek isteyen kim, oğlum?.. Ben bardan çıkıp, odama gitmek istiyorum." |
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Seçenekler | |
| Biçim | |
|
|