İzmir Kadınlar Kurultayı
İzmir Kadınlar Kurultayı
31 Ocak 1923'te, İzmir'de eski Gümrük binasında, kalabalık bir kadın topluluğunun katıldığı Kadınlar Kurultayı'nda, Mustafa Kemal, toplantıya sade bir insan olarak katıldığını, bir konferans vermeye değil, sohbet etmeye geldiğini vurguluyor ve katılımcılardan gelecek sorulan yanıtlayacağını söylüyordu.
3'ü kadın olmak üzere 19 kişiden gelen 30 soru yöneltilmişti ve bu soruların ağırlıklı bölümü, yeni kurulacak devlette kadınların toplumsal yaşamımızdaki yerinin ne olacağıydı. Gelen soruları yanıtlarken, Mustafa Kemal kadına ilişkin bakış açısını sergiliyor kalabalık heyecanla onu dinliyordu. Eşi Latife Hanım'ın da sürekli notlar aldığı gözlerden kaçmıyordu.
Mustafa Kemal, özetle şunları söyledi: "Malumdur ki, her safhada olduğu gibi, toplumsal hayatta da vazifelerin taksimi vardır. Bu genel vazife taksimi arasında, kadınlar kendilerine ait olan vazifeleri yapacakları gibi, aynı zamanda toplumun refahı, saadeti için elzem olan genel mesaiye de dahil olacaklardır. Kadının ev vazifeleri en ufak ve ehemmiyetsiz vazifesidir.
"Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin ehemmiyeti layıkıyla anlaşılır. Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bugünün levazımından biri de kadınlarımızın her hususta yükselmelerini temindir. Dolayısıyla kadınlarımız da âlim ve fenci olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün eğitim derecelerinden geçeceklerdir. Sonra kadınlar toplumsal hayatta erkeklerle beraber yürüyerek birbirinin yardımcısı ve desteği olacaklardır.
"Düşmanlarımız bizi dinin tesiri altında kalmış olmakla itham ediyor ve duraklama ve düşüşümüzü buna atfediyorlar. Bu hatadır. Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, Müslim ve Müslimenin beraber olarak ilim ve irfan kazanmasıdır. Kadın ve erkek bu ilim ve irfanı ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla donanmak mecburiyetindedir. İslam ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kayıtlarla mukayyet zannettiğimiz şeyler yoktur. Türk toplumsal hayatında kadınlar ilmen, irfanen ve diğer hususlarda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir."
__________________
Ya istiklâl,Ya ölüm !
|