![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye listesi | Tarihsel Takvim | Arama | Bugünün mesajları | Forumları okunmuş olarak işaretle |
| Haklarımız Türkiye'de ve dünyada insan haklarının gelişimi, kadın hakları, vatandaşlık hakları üzerine yazılar, yorumlar. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Biçim |
|
|
#11 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Bırakın Konuşayım!
Etkinlik 14-18 yaş arası ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Bu mektup yazma eylemi ifade özgürlüğü bağlamında kişinin ve devletin hak ve sorumluluklarını inceler. Etkinlik esasta akran grup üyeleri ve akran lideri arasındaki güvene dayandığı için grup diğer insan hakları eğitimi etkinliklerinde tecrübe kazandıktan sonra yapılırsa daha iyi olur. Eğer bu etkinliki yapmaktan hoşlanmayacak grup üyesi varsa onun yapması gerekmediğini söyleyiniz. Öğrenme noktaları: * Her hakka karşılık gelen bir sorumluluk vardır. * Örneğin, ifade özgürlüğü hakkı diğerlerinin fikirlerine saygı gösterme sorumluluğuna karşılık gelir. İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonu. Bir sonraki sayfada Sansür üzerine bilgi Zaman: 1 saat 30 dakika Nasıl yapmalı: * Grup üyelerine yerel gazeteye yazdıklarını düşünmelerini söyleyin. (Eğer bölgenizde yerel gazete yoksa grupla birlikte bir tane yaratabilirsiniz, ismi, kaç günde bir çıktığı gibi..) Kendi bölgelerindeki, hoşlanmadıkları bir şey hakkında yazmalarını söyleyin. Bu mektupların grup dışında kimse tarafından görülmeyeceğini belirtin. Görülmemesini sağlayın. * Katılımcılar mektuplarını yazdıktan sonra grubu ikili gruplara ayırın. Her çiftin mektuplarını değiştirmesini söyleyin. Şimdi yerel gazetenin editörü olduklarını farz etmelerini isteyin. Bu mektubun belediye başkanını ve yerel yetkilileri sinirlendireceğini sanıyorlar. Mektubun tehlikeli buldukları kısımlarını çıkarmalarını (sansürlemelerini) söyleyin. Mektubu istedikleri gibi değiştirmekte serbestler. * Mektubu yazanlara geri verin. Bütün bir grup olarak veya daha küçük gruplar halinde aşağıdaki soruları tartışın. * Tartışmadan sonra Sansür hakkında bilgi’ nin üzerinden geçin ve gruba her nokta üzerine bir senaryo düşünmelerini söyleyin. Örneğin, “Sansürlenen NEDİR” bilgi listesinin altında, “sanatçılar” bulunmaktadır. Katılımcılara birinin sanatçıları neden sansürlemek isteyebileceğini sorun. Eğer ülkenizde halen veya geçmişte sansür varsa, belli somut örnekler vererek buna atıfta bulunun. Sorular: * Mektubunuzu yazmadan önce hiç oto-sansür kullandınız mı? Neden? * Kibar mı yoksa saldırgan bir üslup mu kullandınız? * Eğer kibar bir dil kullandıysanız, başkalarının ne hissedeceğine dair kendinizi sorumlu hissettiğinizden mi, yoksa olası bir cezadan korktuğunuzdan mı böyle davrandınız? * Durumun daha iyileştirmesini mi amaçlıyordunuz yoksa sadece öfkenizi mi dile getirmek istediniz? * Mektubunuz sansürlendiği zaman ne hissettiniz? * Mektubunuz sansürden sonra nasıl bir hal almıştı? * Arkadaşınızın mektubunda atacağınız kısımları nasıl seçtiniz? * Eğer yerel bir yetkili olsaydınız, şikayet mektubu alınca nasıl tepki verirdiniz? Mektup kişiliğinize saldırıyorsa veya saldırgan bir dil kullanıyorsa ne yapardınız? * “Tehlikeli” olsa dahi hükümetin tüm şikayetleri dinlemesi gerektiğini düşünüyor musunuz? Neden? * Mektubunuz “tehlikeli” miydi? * Bu çalışmayı neden yaptığımızı düşünüyorsunuz? Seçenekler: * Bir proje olarak grubun belli bir süre boyunca gazeteleri takip etmelerini söyleyin. Tek bir haber seçip her gazetenin eğilimlerine göre bu haberi nasıl verdiklerini karşılaştırın. * Eğer üyeler gazetede gördükleri bir haber hakkında bir şeyler söyleme ihtiyacı hissediyorsa, grup olarak kendi görüşlerini anlatmak için ilgili gazeteye kibar bir mektup yazabilirler. Sansür hakkında bilgi * İfade özgürlüğü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde düzenlenmiş bir insan hakkıdır. Birçok insan ifade özgürlüğünün demokratik toplumun kalbi olduğuna inanır. Diğerleri çok fazla ifade özgürlüğünün tehlikeli olabileceğini belirtir. Birçok ülkede serbestçe konuşma ayaklanmayı kışkırttığında, isyana teşvik ederek şiddete neden olduğunda, ırkçı veya bağnaz içerikli olduğunda kontrol edilmektedir. Bazı ülkelerde hükümeti eleştiren konuşmalar da sansürlenmektedir. * Sansürü KİM uygular? o resmi sansürcüler o hükümet o kanun o medya o sivil çalışanlar o işverenler o sendikalar o baskı grupları * NE sansürlenir? o bilgi o bilgiye ulaşım o ifade o kitlesel eylem o kabul görmüş değerlere saldırı o sanatkarlar o yazarlar o politik muhalifler o toplumun eleştirileri * NEDEN sansür uygulanır? o yetersizliği kapatmak ve/veya bilgiyi engellemek için o statükoyu korumak için o hükümet politikalarını korumak için o ayrıcalığı korumak için o saldırıya uğrayanları, örneğin çocukları korumak için o gücü korumak için * Sansür NASIL yürütülür? o olmadan önce bir şeyi durdurarak (önceden sansür) o olaydan sonra cezalandırarak (cezalandırıcı sansür) * Sansür NE zaman yapılır? o seçimden önce o hızlı sosyal değişimlerin olduğu dönemlerde o ulusal / uluslararası krizler sırasında o hükümet zayıfsa ve tehdit altındaysa Ne yapardınız? Etkinlik 14-18 yaş arası ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Siyasi bir öldürme hakkındaki bu vaka çalışması katılımcıların devletin ve kişilerin sorumluluklarını tartışmalarını sağlar. Öğrenme noktaları: * Her hakka karşılık gelen bir sorumluluk vardır. Örneğin, kişisel güvenlik hakkına karşılık gelen, başkalarının bu hakkını koruma sorumluluğu vardır. İhtiyacınız olan şeyler: * Vaka çalışması: Luis Diaz * Siyasi öldürme ile ilgili bilgi * Metin: Ne oldu? Zaman: 1 saat civarında Nasıl yapmalı: * Luiz Diaz vakasını okuyun yada grubun okumasını isteyin. * Luis’in ölümü gibi ölümlere yargısız infaz veya siyasi öldürmeler denir. Bir sonraki sayfadaki siyasi öldürmeler hakkındaki bilgiyi okuyun veya herkese okumasını söyleyin. * Luis’in ailesi onun ölümünden sorumlu olan kişileri yargı önüne çıkarmak istiyor. Ordu bunun olmasını istemiyor. Katılımcılardan dört veya beş kişilik gruplar halinde ailenin ve ordunun bakış açılarının neden böyle olduğunu tartışmalarını isteyin. Tartışmayı başlatmak için aşağıdaki sorulardan faydalanın: o Luis’in ölümünden kimin sorumlu olduğunu düşünüyorsunuz; ordu mu, hükümet mi, Luis mi, onu vuran asker mi? o Eğer suçlu askerler cezalandırılsaydı, bu diğer güvenlik birimlerinin elemanlarını nasıl etkilerdi? o Eğer suçlu askerler cezalandırılırsa hükümetin, güvenlik güçlerinin ve ordunun gücü artar mı azalır mı? İmajları nasıl etkilenir? o Eğer cezalandırılmazlarsa ne olur? Ordu insanların güvenini kaybeder mi? o Ordunun insanların güvenini kaybetmesi önemli mi? o Askerlerin bu koşullarda bile birisini öldürmekten dolayı mahkemeye çıkarılamaması doğru mu, ne düşünüyorsunuz? o Askerler cezalandırılmadığı takdirde, bu olay hukuki sisteme (mahkemeler, yargıçlar) ilişkin kamunun algılamasında ne gibi bir etki yapacaktır? * Katılımcılardan Luis öldürüldüğü sırada onun yanında olduklarını hayal etmelerini isteyin. Vuran askerin yüzünü gördüklerini ama onlar tarafından fark edilmediklerini belirtin. * Bu durumda ne yapardınız? o Eve gider ve herşeyi unutur muydunuz? Bu olabilir mi? o Polis merkezine gider ve olayı bildirir miydiniz? o Luis’in ailesine veya başkalarına gördüklerinizi anlatır mıydınız? o Başka bir şey mi yapar mıydınız? Ne? Niçin? Bu etkinliğin sonunda ‘Ne Oldu?’ metnini okuyabilirsiniz? (bir sonraki sayfada) Seçenekler: * Grubtan, yargısız infaz edilmiş bir kişinin arkadaşı, ailesi, veya iş arkadaşı olduğunu düşünmelerini isteyin. Bu insanların neler hissedeceklerini anlatan bir şiir veya hikaye yazmalarını veya resim yapmalarını isteyin. * Bir proje olarak, grup içindeki katılımcılardan birisinden Luis Diaz’ın ailesine onun ölümü hakkında sorular sormaya gelen gazeteci olmasını isteyin. Her grup gazeteci ile yapılacak görüşme ile ilgili küçük bir drama hazırlasın. Düşünülmesi gereken birkaç soru: * Gazeteci ile konuşmak istiyorlar mı? Bu tehlikeli mi? Gazeteciye güvenebilirler mi? * Gazeteci ne istiyor? Öldürme olayı ile ilgili görüşü ne? * Gazeteci, ölüm olayının kamu tarafından duyulmasını sağlayabilir mi? Luis’in akrabaları, arkadaşları, iş arkadaşları bunu istiyorlar mı? * Her grup diğerlerine kendi dramasını sunabilir. ... |
|
|
|
| Öğren-Öğret-Tartış-Paylaş | |
|
Eğitim herşeydir...
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Luis Diaz Vakası
17 Eylül 1992’de, Venezüella Aragua’da Carabobo Eyaleti Üniversitesinde okuyan 21 yaşındaki tıp öğrencisi Luis Enrique Landa Diaz Tıp Fakültesinin 17. Kuruluş yıldönümünü öğrenci arkadaşları ve personelle birlikte kutluyordu. Şahitlerin belirttiğine göre yakın çevrelerinde devriye gezen Ulusal Muhafızlar ve öğrenciler arasında sözlü bir tartışma çıktı. Ulusal Muhafızlardan 20 kişi öğrencilere göz yaşartıcı bomba atmaya başladılar. 14:30’da muhafızlar öğrencilere doğru gerçek mermilerle ateş etmeye başladılar. Tüm olay videoya kaydedildi. Birkaç dakika sonra Luis Landa bir kurşunla öldürüldü. Öldürme olayı için resmi bir soruşturma başlatıldı ve Ulusal Muhafızların bir üyesi zanlı olarak teşhis edildi. Ordu ve sivil mahkemeler tarafından resmi işlemler başlatıldı. Fakat, Mart 1993’te askeri mahkeme kapalı yargılama istedi. Geçmişte birçok kez askeri mahkemeler insan hakları ihlalleri yapmakla suçlana güvenlik güçleri mensuplarını yargılamışlardı. (Hiçbiri yargılandıkları suçlardan mahkum olmadılar.) Öldürme olayının kamuoyunda duyurulmasına çalışan Luis Landa’nın ailesi sistematik bir tacize hedef durumundaydı. Tehdit telefonları alıyorlardı ve evlerine ateş ediliyordu. Aralık 1992’de Luis Landa’nın babası arabada içerisindeki bir grup silahlı adam tarafından dizinden vuruldu. Siyasi Öldürmelere ilişkin Bilgi “Yargısız infaz” terimi, hükümetin emriyle veya onun bilgisi dahilinde yapılan yasalara aykırı önceden tasarlanmış öldürmeyi tanımlamak için kullanılmaktadır. Eğer yetkililer, güvenlik güçleri tarafından yapılmış meşru olmayan öldürme olayını araştırmayı veya suçu işlemiş kişiyi mahkemeye çıkarmayı reddederlerse, bu hükümetin sorumlu olduğu bir yargısız infazdır. Aynı zamanda daha kolay anlaşıldığı ve silahlı siyasi grupların yaptığı maksatlı öldürme olaylarını da kapsadığı için “siyasi öldürme” terimi de kullanılabilir. Siyasi öldürme, yasalar önünde yargılama yapılabilecek diğer öldürme olaylarından farklıdır. Eğer kişi, askerlerin kendilerini korumak için veya polisin ayaklanma sırasında açtığı ateş sonucunda ölürse bu yasalar tarafından mazur görülebilir. Ayrıca, eğer birisi adil bir yargılama sonucu suçlu bulunur ve infaz edilirse sorumlu devlet öldürmenin yasal olarak haklı olduğunu iddia edebilir. Ayrıca, eğer bir asker kişisel sebeplerle öldürür ve diğer herhangi bir katil gibi cezalandırılırsa eylemi yargısız infaz olarak kabul edilmez. Yine, savaş esnasında düşman askerlerini öldürmek yasaldır. Siyasi öldürme olayını kullanan birçok hükümet, kendilerini insan haklarına saygılı olmaya zorlayan anlaşmalarla kısıtlanmaktadır. Bazı hükümetler, yaptıkları işleri haklı çıkarmaya çalışmamaktadırlar. Bazıları suçlarını gizleyen öldürme yöntemleri kullanmaktadırlar. Öldürme olayları, genellikle geceleri, kurbanlar yalnız olduklarında gerçekleştirilmektedir. Vücutlar tanınmaz hale getirilmekte ve tanınmamaları için saklanmaktadır. Fakat bir çok hükümet yalan söylemekte ve gerçekleri saklamaktadırlar. 1989 Haziran’ında, Çin ordu tankları Pekin Tiananmen Meydanındaki daha fazla demokrasi isteyen protestocuları katletti. Televizyon kameraları olayı görüntüledi ve dünya üzerinde her yerde baş haber oldu. Binlerce insan olaya tanık oldu. Yüzlerce insan morg ve hastanelerde bulundu. Ne yazık ki, hükümet önce hiç kimsenin ölmediğini söyledi. Daha sonra bu açıklamasını değiştirdi: askerler ve göstericiler arasındaki çatışmalarda, 200 sivilin öldüğünü söyledi. Bu rakam gerçek sayının çok altındaydı. Bazı hükümetler şiddetin toplumun her alanında olduğunu ya da etnik gerilim nedeniyle çıktığını öne sürmektedir. İnsan haklarının ihlal edildiği her toplumda şiddet kaçınılmazdır. Topluluklar arasındaki şiddet bu yüzden etnik ve dini gerilimlerin kaçınılmaz sonucu değildir. Şiddet genellikle resmi politikalar nedeniyle başlar veya daha kötüye gider. Ne oldu? Luis olayı bir insan hakları örgütü olan Uluslararası Af Örgütü tarafından ele alındı. Uluslararası Af Örgütü’nün konuyla ilgili kampanyası sonucu, dünya üzerinde birçok sıradan insan Venezuela hükümetine Luis’in ölümüyle ilgili harekete geçmesi ve ailesine karşı yapılan tacizlere son verilmesi için mektuplar gönderdi. 1995 Temmuz’unda Luis’i vuran Ulusal Muhafız sivil mahkemede yargılandı ve 18 yıla mahkum oldu. Karar hala temyizde. Luis’in babası ‘.....uluslararası baskıya teşekkürler.... çoktan ümidimi kaybetmiştim... tehditler ve saldırılar neredeyse beni tüketmişti. Sizin kampanyanızla her şey değişti.’ diye açıklamada bulundu. Yaşama Hakkı – hakların evrenselliğine ilişkin etkinlikler * Bu etkinlikler gençlerin tüm insanların aynı haklara sahip olduğunu anlamasına yardım eder. Haklarımız ihlal edilebilir fakat elimizden alınamazlar. Onlarla doğuyoruz, onlarla öleceğiz. * Etkinlikler grubunuzun ihtiyaçlarına göre seçilmeli ve uyarlanmalıdır. Çark Hakları (Hırvat Sivil Toplum Örgütü B.a.B.e., Sljeme tarafından sunulan Kadının İnsan Hakları ve Cinsiyet Eşitliği ile ilgili İnsan Hakları Eğitimi Atölye Çalışmasından uyarlanmıştır, Hırvatistan, Mart 1996) Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Bu etkinlik kendimizin ve başkalarının haklarını nasıl savunduğumuzu düşünmek için bir temel olarak yaşam tecrübesini kullanır. Öğrenme noktaları: * Yaşamımız boyunca haklarla ilgili özgün dili kullanmamış olsak dahi kendimizin veya başkalarının haklarını bir şekilde savunmuşuzdur. * Bu hakların desteklenmesi konusuna duyulan ihtiyacın belirlenmesi ana amacımızdır. İhtiyacınız olan şeyler: * Yazı tahtası veya büyük bir kağıt ve kalemler. Zaman: Yaklaşık 1 saat. Nasıl yapmalı: * Etkinlik altı kişilik gruplar içindir. Daha büyük bir grup mevcutsa, etkinliki önce küçük bir grupla yapın (büyük grup toplanmadan önce olabilir). Bu grup üyeleri daha sonra diğer küçük gruplarda kolaylaştırıcılar olarak yardımcı olabilirler. * Katılımcıları, her grupta bir kolaylaştırıcı olacak şekilde altı kişilik gruplara ayırın. * Kolaylaştırıcı, gruptaki herkesten kendi ya da başkalarının haklarını savundukları bir zamanı hatırlamalarını ister. (Örneğin, katılımcılar çocukluklarında haksız olarak suçlandıkları bir günü hatırlayabilirler.) Eğer isterlerse grup üyeleri hatıralarını yanındakilere anlatabilir. Beş dakikanın sonunda gruptaki herkes aşağıdaki bilgiyi hazır etmelidir: o Haklar için mücadele ettiğim bir zaman o Ne oldu? o Nerede oldu? o Motive edici güç. Neden savaştım? o Destek kaynaklarım kim veya neydi? * Onlar düşünürlerken yardımcı büyük bir daire çizerek, dairenin içini pasta dilimleri halinde böler. * Her grubun kolaylaştırıcısı, grubun her bir üyesinden yukarıda belirtilen 5 noktaya dikkat ederek hikayelerini anlatmalarını söyler. * Grup üyelerinin her biri hikayelerini anlatırken, kolaylaştırıcı her bir olayın gerçekleştiği yeri dilimlerden birinin sonuna ,motive edici gücü ve destek kaynağını da dilimler boyunca yazar. (Kolaylaştırıcı, grup üyeleri kabul ederse, yazma işlemini kolaylaştırmak için söyleneni özetleyebilir.) * Herkes hikayesini anlattıktan sonra, yardımcı öğrenme noktalarını belirlemek için aşağıdaki soruları kullanabilir. Sorular: * Tecrübeniz benzer mi yoksa farklı mıydı? Örneğin, kamusal alanda mı özel alanda mı, evde mi işte mi oldu? * Belirli yerler ve kişiler hem pozitif hem de negatif miydi? * Hiç kimse, yasa yada yetkilileri bir destek kaynağı olarak belirtti mi? Neden? * Kendinizin veya başkasının haklarını savunduğunuz zamanı hatırladığınızda nasıl hissettiniz? * Bunlar olumlu tecrübeler mi? Neden? * Arkadaşlarınızdan / iş arkadaşlarınızdan / ailenizden destek veya dayanışma gördünüz mü? Bu tür bir desteğin haklarımızı savunmak için harekete geçtiğimiz zamanlarda neden yardımı olduğunu düşünüyorsunuz? Seçimler: * Bu etkinlik çok esnektir. Herhangi bir geçmiş tecrübeyi analiz etmek için herhangi bir yaş grubu ile kullanılabilir. Herkesin bir çok tecrübesi olduğunu göstermek için özellikle yararlıdır. * Katılımcılar hikayeleri ile ilgili hakkı bulmak için Dördüncü Bölümdeki insan hakları dokümanlarına bakabilirler. * Bir proje olarak, herkesin bir hafta boyunca medyayı ve kendi deneyimlerini gözlemlemelerini söyleyin. Haklarını savunan kaç örnek bulabilecekler? “Muhabbet Çiçeği” (Yasayı Anlamak’taki bir fikirden uyarlanmıştır 1994 Yurttaşlık Vakfı) Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Yaşam hakkına dair ahlaki açıdan karmaşık olan bu hikaye hakların pratikte nasıl çalıştığı hakkında düşünmeleri için gençlere yardımcı olacaktır. Bu etkinlik, anlaşmazlıklar hakkındaki etkinliklerle de bağlantılıdır. Öğrenme noktaları: * Herkesin yaşam hakkı vardır. * Bir doğal haklar kavramı vardır. Zaman: Yaklaşık 1 saat. İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonu Nasıl yapmalı: * Gruba, yaşam hakkını dile getiren İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 3 maddesini gösterin * “Madde 3. Herkesin yaşam, özgürlük ve güvenlik hakkı vardır” * Beş veya altı kişilik küçük gruplara ayrılın. * Aşağıdaki hikayeyi okuyun: “18 Mayıs 1884’te dört kişi İngiltere’den Avustralya’ya gitmek için Muhabbet Çiçeği adlı yatlarıyla denize açıldılar. Bunlar Kaptan Thomas Dudley, ikinci kaptan Edwin Stephens, denizci Ned Brooks ve 17 yaşındaki kamarot Richard Parker’dı. 5 temmuzda büyük bir dalga yatın bir kanadını paramparça etti. Yat batmaya başladı. Gemi batmadan önce yanlarına ancak iki konserve yiyecek alabildiler ve kurtarma sandalına geçebildiler. Dört şanssız adam, karadan 1600 mil uzakta, sağ kalabilmek için sadece birkaç kutu sebze konservesi ile Atlantik Okyanusunun ortasında kaldılar. 3 gün sonra, bu dört aç kişi bir kaplumbağa yakalamayı başardı. Bu onlara su ve yiyecek sağladı ama 9 gün sonra o da bitmişti. Hala karadan 1000 mil uzaktaydılar, yiyecekleri yoktu ve içmek için ara sıra yağan yağmur vardı. Gemiciler umutsuzluk içindeydi. Kaptan karısına yazdığı bir mektupta ‘eğer bir gemi gelmezse, bir süre sonra öleceğiz... böyle bir yolculuğa çıktığım için çok üzgünüm’ diye yazdı. Ancak, en azından üçü için birkaç günlük bir kurtuluş yolu vardı. Birisi diğerlerinin yemeği olacaktı. Kaptan kimin öldürüleceğine karar vermek için kura çekmelerini önerdi fakat Stephen ve Brooks itiraz ettiler. ‘Eğer öleceksek hep birlikte ölmeliyiz’ dediler. Kayığın zemininde yarı baygın yatmakta olan genç Richard Parker ise bir şey söyleyebilecek halde değildi. bilinci yerinde yatarken bir şey söylemedi. Susuz ve yiyeceksiz iki gün daha geçtikten sonra kaptan diğerlerini kurtarmak için birisinin feda edilmesi gerektiğine ve adayın da belli ki Richard Parker olduğuna Stephen’ı ikna etti. Richard öksüzdü, karısı ve çocukları yoktu ve zaten ölmek üzereydi. Yarı koma halinden ancak ara sıra, kendisini daha da hasta eden deniz suyunu içmek için uyanıyordu. Kayığın, gemilerin geçtiği rotaya doğru sürüklendiğini biliyorlardı. Birkaç gün içinde bir gemi görüp görmeyecekleri belli değildi. Ertesi güne kadar yardım gelmezse çocuğu öldürmeye karar verdiler. Kimse yardıma gelmedi. Gemici Brooks öldürme işine katılmayı reddetti. Kayığın arkasına gidip ceketiyle üstünü örttü. Dudley ve Stephens baygın yatan Parker’ın yanına çöktü. ‘Richard oğlum vakit geldi’ diye fısıldadı, Kaptan. Stephens oğlanın bacaklarını tutmak için hazır bekliyordu ama buna gerek yoktu. Mücadele edemeyecek kadar hastaydı. Kaptan çakısını çıkarıp oğlanın boynuna sapladı ve çocuğu hemen öldürdü. 3 gün boyunca üçü de Richard’ın kanını içtiler ve kalbiyle ciğerini yediler. Dördüncü gün Montezuma adlı bir Almanya bandıralı bir gemi kayığı gördü. 3 adam da çok güçsüzdü. İkinci kaptan ve kaptan gemiye bir halatla çekilmek zorunda kaldılar. 7 Eylül’de İngiltere’ye vardılar. Dudley, Stephens ve Brooks doğruca yetkililere gittiler ve Richard’ın ölüm sebebini anlattılar.” * Gruptaki katılımcılara aşağıdaki soruları sorun: o 3 adamın yanlış bir şey yaptıklarını düşünüyor musunuz? o Haklarında bir suçlama yapılmalı mı? o Hepsi de aynı suçtan mı yargılanmalı? * Şimdi gruba hikayenin geri kalanını okuyun: “Böyle olaylar daha önce de olmuştu bu yüzden Dudley, Stephens ve Brooks hemen cinayetle suçlanınca çok şaşırdılar. Denizci Brooks hakkındaki suçlama daha sonra düştü. Gazetelerde olay tüm detaylarıyla anlatıldığı için kamunun ilgisi çok fazla oldu. Savunma avukatlarına vermek için para toplandı. Mahkemede olayla ilgili kanıtlar konusunda herkes hemfikirdi, fakat jüri güç bir olayla karşı karşıyaydı. Yargılanmakta olan üç kişinin yaptığını anlıyor ve kendi hayatını kurtarmak için bir başkasını öldürmenin yanlış olmadığını kabul etmek istiyorlardı. Ama hayatını tehdit etmeyen birisini bile bile öldürmenin cinayet olduğunun da farkındaydılar. Hakim jüriye bu sorundan kurtarmak için farklı bir ‘özel hüküm’ önerisinde bulundu. Bunda jüri olayla ilgili bulguları ortaya serdi. Dudley ve Stephens’ın suçlu olup olmadıklarına beş hakimden oluşan bir heyet karar verecekti.” * Gruptaki katılımcılardan aşağıdaki sorulara cevap vermelerini isteyin: o Eğer beş hakimden biri olsaydınız Dudley ve Stephens’ı suçlu bulur muydunuz? o Neden? o Suçlu iseler, nasıl cezalandırılmalılar? * Şimdi ne olduğunu anlatın: “Mahkeme Dudley ve Stephens’ı cinayetten suçlu buldu. Cinayetin cezası ölümdü, fakat bu olayda 6 aylık hapis cezasına çevrildi. Zamanın standartlarına ve benzer durumdaki diğer denizcilere yapılan muameleyle karşılaştırıldığında, bu ceza birçoklarınca ağır bulundu.” Sorular: * Richar Parker’ın yaşam hakkı ihlal edilmişti. Kayıktaki diğer insanların yaşam hakkı hakkında ne düşünüyorsunuz? * Siz olsaydınız ne yapardınız? Öldürmektense, ölür müydünüz? * Bu olay İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi yayınlanmadan 64 yıl önce gerçekleşti. Bu Richard Parker’ın yaşam hakkında bir fark yaratır mı? * Bazı insanlar bazı hak ve yasaların her zaman varolduğunu ve bunların sağduyuya dayalı ve adil olduğunu iddia etmektedir. Örneğin, özgür olma hakkı “doğal” haktır. Bu görüşü kabul ediyor musunuz? * Yaşam hakkı dışında hangi hakların “doğal” hak olduğunu düşünürsünüz? Bir liste yapın ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile karşılaştırın. Seçenekler: * Eğer Richard Parker’i öldürdüklerini yetkililere söylemeselerdi, ne olurdu? Katılımcılara, kendilerini bu üç kişi yerine koyup 10 yıl sonrasıyla ilgili bir oyun, hikaye, şiir veya hayali mektuplar yazmalarını söyleyin. Yaptıkları şey hakkında ne düşünürlerdi? Kendilerini suçlu hissederler mi? Neden? * Richard Parker’ın arkadaşı olsaydınız ne tepkiniz ne olurdu? * Proje olarak; grup üyeleri arkadaşları ve ailelerine şu soruyu sorarak bir araştırma yapabilir: Sizce “doğal” haklarınız nelerdir? Elde edilen veriler karşılaştırılabilir ve üzerinde tartışabilirsiniz. ... |
|
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Adil nedir? – adalete ilişkin etkinlikler
* Adalete ilişkin bu etkinlikler gündelik hayattaki adaletsizliği incelemek için, kadınların ve azınlıkların karşı karşıya kaldıkları ayrımcılığı kullanmaktadır. * Amaç, birçok kişininher gün insan haklarından yoksun bırakıldığını göstermektir ve buna karşı çıkılmalı ve üstesinden gelinmelidir. * Etkinlikler grubunuzun ihtiyaçlarına göre seçilmeli ve uyarlanmalıdır. Vesna’nın Hikayesi (Yasayı Anlamak’taki bir fikirden uyarlanmıştır 1995 Yurttaşlık Vakfı ) Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Irksal ayrımcılığına ilişkin bu vaka çalışması adalet ve insan hakları konularını incelemeyi amaçlamaktadır. Zaman: Yaklaşık 1 saat 30 dakika. Öğrenme noktası: * Irksal ayrımcılık da dahil olmak üzere ayrımcılık insan haklarının ihlalidir. İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonunu Nasıl yapmalı: * Beş veya altı kişilik küçük gruplara ayrılın. * Birçok ülkede ırk ve cinsiyet temelli adil olmayan ayrımcılığa karşı yasalar bulunduğunu anlatın. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de ayrımcılığa karşı maddeler vardır. * Katılımcılara gruplarında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde hangi maddelerin ayrımcılıkla ilgili olduğunu belirlemelerini isteyin. (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonunu kullanmak isteyebilirler. Not: hemen hemen tüm maddeler bir şekilde ilgilidir.) * Tüm gruba neden o maddeyi seçtiklerini sorun ve bu maddenin ayrımcılığa nasıl karşı çıktığını somut bir örnekle anlatmalarını isteyin. * Vesna’nın hikayesini okuyun: Vesna bir Çingenedir. Bu onun hikayesi. “Bir giysi dükkanında satış yardımcılığı işi için ilan gördüm. Yaşı 18-23 arasında birisini arıyorlardı. 19 yaşında olduğum için içeri girdim ve işle ilgili bilgi istedim ama müdire yeterli başvuru olmadığı için 2 gün sonra gelmemi istedi. İki defa daha gittim fakat her seferinde aynı cevabı aldım. Yaklaşık bir hafta sonra dükkana tekrar gittim. İş ilanı hala camdaydı. Müdire çok meşguldü ve benimle görüşmedi fakat kadronun dolduğunu söyledi. Dükkanı terk ettikten sonra çok bozulmuştum, Çingene olmayan bir arkadaşımdan dükkana gidip iş başvurusu yapmasını istedim. Dışarı çıktığında Pazartesi günü iş görüşmesine gelmesini istediklerini söyledi.” * Şimdi yöneticinin cevabını okuyun: “Yolu uzun olduğu için Vesna’nın her gün işe gelmekte zorlanacağını düşündüm. 8 mili, 2 otobüsle gitmek zorunda kalacaktı. Eğer çalışanlar sürekli geç kalırsa dükkanı idare etmek zor olur. Bu bölgeden bir kişiyi işe almayı tercih ederim. İşi önerdiğim kişi uygun göründü.” * Katılımcılardan gruplarında aşağıdaki konularda karar vermelerini isteyin: o Vesna’nın ayrımcılığa uğradığını düşünüyor musunuz? Neden? o Eğer öyleyse, dükkanın ne yapması gerektiğini düşünüyorsunuz? o Bu durumda Vesna ne yapabilir? Çingene olmayan arkadaşlarının onun adalet elde etmesi için yardım etmeleri gerektiğini düşünüyor musunuz? Nasıl? * Şimdi ne olduğunu açıklayın: “Vesna davasını, ayrımcılık hakkındaki yasaları uygulayan özel bir Avrupa mahkemesine götürdü. Mahkeme ayrımcılığa uğradığını kabul etti. Dükkandan uzakta yaşayan başka kişilerle iş görüşmesi yapılmıştı. İşe alınan kız 16 yaşındaydı ve Vesna gibi, uzak bir yerde oturuyordu. Dükkan Vesna’nın duygularını incittiği için tazminat ödemek zorunda bırakıldı.” Sorular: * Vesna etnik özelliği nedeniyle adaletsiz olarak ayrımcılığa uğramıştı. Müdire Vesna hakkında pek bir şey bilmiyordu. Ülkenizde kimler ayrımcılığa uğramaktadır? Neden? Bu ayrımcılık sizce de kabul edilebilir mi? * Bu gruplar hakkında bir şey biliyor musunuz? Bu bilginin doğru olduğunu düşünüyor musunuz? * Cehalet önyargıyı besler ve ayrımcılığı mümkün kılar. Bu söze katılıyor musunuz? Seçenekler: * Etkinlik olarak, gruba kendilerini adaletsiz bir biçimde ayrımcılığa uğramış hissettikleri bir zamana ilişkin hikaye, şiir, oyun yazmalarını veya karikatür / resim yapmalarını söyleyin. Örneğin, cinsiyet veya yaşları dolayısıyla. Her zaman ayrımcılığa uğramak nasıl olurdu? Eğer herkes kabul ederse, bunları görülebilecek bir yere asın. * Proje olarak; grup ülkenizde ayrımcılığa uğrayan bir grup hakkında bilgi toplayabilir. Araştırmayı yaparken bu ayrımcılık haklı mı sorusunu düşünmeliler. Durumu değiştirmek için ne yapılabilir? Topladığınız bilgileri grupla paylaşın ve sorunu ortadan kaldırmak için plan üzerinde çalışın. Çalışmıyor Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Bu proje faaliyeti, kadınlara yönelik ayrımcılığa dikkat çekmeyi ve grubu, buna karşı çıkmaları için teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Öğrenme noktaları: * Kadınlara karşı ayrımcılık bir insan hakkı ihlalidir İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonu Zaman: 2 oturum Nasıl yapmalı: * Grup üyelerine “Çalışmıyor” adlı metni ya okuyun ya da birisinden okumasını isteyin. * Tüm grupla birlikte evli bir kadının yaptığı işleri listeleyin. * Şimdi, neden kocası karısının “çalıştığını” düşünmüyor ile ilgili gerekçeleri beyin fırtınası yöntemiyle yazın. Katılımcıları kocanın neden böyle düşündüğü ile ilgili mümkün olduğu kadar çok neden bulmaları için teşvik edin. Örneğin, “çünkü kadına para ödenmiyor”, veya “çünkü o kendi işinin daha zor olduğunu düşünüyor” olabilir. Beyin fırtınası hakkındaki öneriler için ikinci bölüme bakın. Bu bölüm için yaklaşık 5 dakika harcayın. * Şimdi neden kadının sorumlulukların iş kabul edilmesi gerektiğiyle ilgili gerekçeleri beyin fırtınası ile bulun. Örneğin, daha uzun iş günü. Bu bölümde yaklaşık 5 dakika harcayın. * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 1 ve 2. Maddelerini veya özetini açıklayın, özellikle cinsiyet eşitliğinden bahsedin. Bu maddelerin tümünü ya da basitleştirilmiş versiyonunu okuyun. (El kitabının dördüncü bölümüne bakın). * Gruba ikişer kişilik gruplara ayrılmalarını söyleyin. Her çift evlerinin içinde ve çevresinde yapılması gerekli tüm işlerin listesini yapmalı. * 5 dakika sonra, her çiftten listelerinden bir tane madde söylemelerini isteyin, bu işlem başka fikir kalmayana kadar sürsün. Tüm fikirleri duvara yazın. * 4-5 kişilik gruplar yapın. Her gruba ev işi hakkında kendi anketlerini hazırlamalarını söyleyin. Anketin amacı kendi çevrelerindeki ev işleri hakkında bilgi toplamak. Anket öyle hazırlanmalı ki görüşme yapılan kişilerden konu hakkında mümkün olduğunca çok bilgi alınabilsin. Aşağıdaki sorular gibi soruları kullanabilirler: o Evinizde yemekleri kim yapar? o Evinizde erkekler ve çocuklar size yardım ederler mi? o Ev işi ne kadar sürer? o Kadınların bunun yanında yapacakları başka işleri var mı? * Her anket muhtemelen farklı olacaktır. Alternatif olarak grup, tek bir anket yapmak için birlikte çalışabilir. * Katılımcıların anketi kullanarak kendi çevrelerinde ev işi hakkında araştırma yapabilmeleri için bir hafta verin. Hem erkeklere hem de kadınlara sormaları gerektiğini hatırlatın. * Araştırma yapıldıktan sonra geri raporlama oturumu yapın. Her grup üyesi araştırma sırasında bulduğu bir tek şey söyleyebilir. * Geri raporlama sırasında veya ondan sonra katılımcıların sonuçları analiz etmesi için aşağıdaki sorulardan yararlanın. Sorular: * Şaşırtıcı bir şey buldunuz mu? * Bulduğunuz şeyler hakkında ne düşünüyorsunuz? * Bulduğunuz şeyler sizin kadınların yaptığı işler hakkındaki fikirlerinizi değiştirdi mi? Neden? * Sadece erkeklerin yapabileceği herhangi bir iş buldunuz mu? * Sadece kadınların yapabileceği herhangi bir iş buldunuz mu? * Delikanlılar kadınların yaptığı tüm işleri yapmaktan hoşlanırlar mı? Neden? * Kadınların bütün bu işleri yapmak zorunda olmaları doğru mu? * Okullarda, iş yerlerimizde, evlerimizde ve daha genel anlamda toplumda birbirimize daha eşit davranmak için ne yapabiliriz? Hangi işler kadınlar veya erkekler tarafından yapılabilir? Hangi işler birlikte yapılabilir? * Son yıllarda ülkenizde kadın ve erkeklerin rolleri değişti mi? Tartışın. * Bu değişimi hangi nedene bağlıyabiliriz? * Gelecekte ne gibi değişiklikler yapılmalı? Bu değişiklikler nasıl gerçekleştirilebilir? * Bu değişiklikleri yapmak için ne gibi rol üstlenirsiniz? Seçimler: * Proje olarak; grubunuzdan yerel gazeteye araştırmalarınızın sonuçlarını anlatan bir yazı yazmalarını isteyin. Grubun bazı üyeleri gazetenin editörü ile toplantı yaparak yazının basılması için gerekli değişlikleri tartışma sorumluluğunu üstlenebilir. Çalışmıyor Doktor “Çok çocuğunuz var mı? “ diye sordu. “16 tane doğdu ama sadece 9’ı hayatta.” diye cevap verdi adam. “Karınız çalışıyor mu?” “Hayır, evde oturuyor.” “Anlıyorum. Gününü nasıl geçiriyor?” “Eh, sabahları saat 4’te kalkar, su ve odun getirir, ateşi yakar ve kahvaltısıyı hazırlar. Sonra nehre gider ve çamaşır yıkar. Daha sonra un ve ihtiyacımız olan diğer şeyleri almak için şehre gider. Sonra öğle yemeğini hazırlar.” “Öğlenleri eve mi geliyorsun?” “Hayır, hayır. Yemeğimi evden 3 kilometre uzaktaki tarlaya getirir.” “Peki, ondan sonra?” “Tavuk ve ineklere bakar. Ve tabii ki, gün boyunca çocuklara bakar. Sonra eve geldiğimde hazır olması için akşam yemeğini hazırlar.” “Akşam yemeğinden sonra yatar mı?” “Hayır, ben yatarım. Saat 9’a kadar yapacak işleri vardır.” “Fakat karınızın çalışmadığını söylüyorsunuz.” “Hayır. Size söyledim. Evde oturur.” Avantaj ve dezavantajlar (Uluslararası Af Örgütü ABD Şubesinin İnsan Hakları Eğitimi Kaynak Kitabı: Kadınların Hakları’ndan uyarlanmıştır) Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Bu etkinlik gençlere toplumda kadın ve erkeklere yönelik davranışlardaki farklara ilişkin kendi davranışlarını ve algılarını gözden geçirmelerine yardım eder. Öğrenme noktaları: * Kadınlara karşı yapılan ayrımcılık bir insan hakkı ihlalidir. İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonu. Kalem ve kağıt Zaman: 1 saat Nasıl yapmalı: * Hemcinslerden oluşan gruplar yapın. İdeali, aynı sayıda kadın ve erkek grubu olmasıdır. Her grubun bir liste yapacağını ve bunların tartışmada kullanılacağını açıklayın. * Tüm erkek gruplarına kadın olmanın avantaj ve dezavantajlarını yazmalarını söyleyin. Kadınlar aynı şeyi erkekler için yapsınlar. Bu iş için 10 dakika verin. * Liste aynı sayıda avantaj ve dezavantajlardan oluşmalı. * Her erkek grubunu bir kadın grubuyla eşleştirin. Her kadın grubu listesini bir erkek grubuna okusun ve erkeklerin tepkilerine cevap versin. * Şimdi her erkek grubu listesini bir kadın grubuna okusun ve kadınların tepkilerine cevap versin * Bu etkinliğin bulgularının, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin basitleştirilmiş versiyonuna nasıl uyduğunu tartışın. * Eğer gerekirse, tartışmayı başlatmak için aşağıdaki soruları kullanın. Sorular: * Kadın veya erkek olmanın avantaj ve dezavantajlarını düşünmek kolay mıydı? Neden? * Sizce cinsiyetçi diye tanımlanabilecek şeyler listenizde var mı? * İnsanlar hakkındaki bu tip genellemelerin gerçekçi olduğunu düşünüyor musunuz? Bunlar tanıdığınız insanlar için geçerli mi? * Yararlı bir etkinlik miydi? Neden? Daha önce bilmediğiniz herhangi bir şey öğrendiniz mi? * Toplumsal cinsiyetin klişeleştirilmesiyle ilgili bilgilendiniz mi ve herkesin çalışmasının ne kadar değerli olduğunu anladınız mı? Seçenekler: * Bu etkinlik, cinsiyetin yanı sıra, sınıf veya din gibi diğer farklılıkları da araştırmak için kullanılabilir. ... |
|
|
|
| Öğren-Öğret-Tartış-Paylaş | |
|
Eğitim herşeydir...
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Benim haklarım / Senin hakların – hakların çatıştığı bir durum
* Bu etkinlikler, gençlerin bir insanın haklarının bittiği diğer insanın haklarının başladığı yerde çatışmaların olabileceğini anlamaları için hayali durumları kullanır. “Şimdi ne?” oyununda katılımcılar hakların çatıştığı durumlara çözümler bulmak için işbirliği yapmalıdır. * Etkinlikler grubunuzun ihtiyaçlarına göre seçilmeli ve uyarlanmalıdır. Mülteci rol-oyunları Amaç: Bu etkinlik, mültecilerin ve sınır muhafızlarının mülteci haklarına ilişkin farklı bakış açılarından görüşlerini belirttikleri bir rol-oyunu kullanır. Öğrenme noktaları: * Belli kesin haklara sahip olan mülteciler, özellikle saldırıya açık bir gruptur. İhtiyacınız olan şeyler: * Göçmen bürosu yetkililerinin iddiaları ve seçenekleri * Mültecilerin iddiaları ve seçenekleri * Mülteciler hakkında bilgi Zaman: 1 saat Nasıl yapmalı: * Grup üyelerinin mülteciler hakkında ne düşündüğünü öğrenmek için işe beyin fırtınası yaparak başlayın. Duvara “mülteci” kelimesini yazın ve katılımcılara kelimenin onlara ilk ne hatırlattığını sorun. * Konuya giriş yapmak için gruba mülteciler hakkındaki bilgileri okuyun. * İkinci bölümdeki rol-oyunları ile ilgili önerileri göz önünde bulundurarak, grubun aşağıdaki rol-oyununu oynamalarına yardım edin. * Aşağıdaki senaryoyu okuyun (eğer isterseniz X ve Y ülkeleri için hayali isimler bulabilirsiniz.): “X ve Y ülkeleri arasındaki sınırda karanlık, soğuk ve ıslak bir geceydi. X ülkesindeki savaştan kaçan bir grup mülteci sınıra varmıştı. Y ülkesine geçmek istiyorlardı. Aç, yorgun ve üşümüşlerdi. Paraları yoktu. Ayrıca, pasaportları dışında da hiçbir resmi evrakları yoktu. Y ülkesinin göçmen bürosu yetkililerinin farklı görüşleri vardı – bazıları mültecilerin geçmesine izin vermek istiyor fakat diğerleri istemiyordu. Mülteciler, çaresiz bir durumda göçmen bürosu yetkililerini ikna etmeye çalışıyorlardı.” * Katılımcıların üçte birinden kendilerini Y ülkesinin göçmen bürosu yetkilileri olduklarını düşünmelerini isteyin. Gruba göçmen memurlarının iddia ve seçeneklerini verin. * Katılımcıların diğer üçte birine kendilerini mülteci olduklarını düşünmelerini isteyin. Gruba mülteci iddia ve seçenekleri verin. * Oyunculara kendi kartlarında yazılı olan ya da konuyla ilgili kendilerinin bulabilecekleri farklı iddiaları kullanabileceklerini söyleyin. Eğer yardımcı olacağını düşünüyorsanız yer boyunca sınırı sembolize eden bir çizgi çizin. Rol-oyunu başladıktan sonra listelenen seçeneklerden biri veya herhangi başka bir çözüm olabilecek sonuçlardan birine ulaşmaları için 10 dakikaları olduğunu söyleyin. * Mülteci ve göçmen bürosu yetkililerinin iddialarını grup halinde mi yoksa bireysel olarak mı savunacaklarına siz ve katılımcılar karar vereceksiniz. * Geriye kalan üçte birlik gruptan ise gözlemci olmalarını isteyin. (yarısı göçmen bürosu yetkililerini, diğer yarısı da mültecileri izleyebilir.) * Savlarını ve seçeneklerini okuyabilmeleri ve taktiklere karar verebilmeleri için mülteci ve göçmen bürosu yetkililerine rol-oyunundan önce 5 dakika süre verin. * Rol-oyununu başlatın. Ne zaman bitireceğinize siz karar verin. * Rol-oyunundan sonra aşağıdaki soruları kullanarak ne ortaya çıktığını tartışın. Bunu yapmak öğrenilmiş olan noktaları belirlemek için önemlidir. Sorular: * Olay nasıl gelişti? Ne oldu? * Mülteci olmak nasıl bir şeydi? * Göçmen bürosu yetkilisi olmak nasıl bir şeydi? * Mültecilerin hakları, Mültecilerin Statüleri ile İlgili 1951 Sözleşmesi ile korunma altına alınmıştır. Bu mülteciler korunma haklarını kullanabildiler mi? Neden? * Bir ülkenin mültecileri geri çevirme hakkı olmalı mıdır? * Bunu siz yapar mıydınız? Kendi ülkelerinde ölümle karşılaşacaklarını bilseydiniz ne yapardınız? Seçenekler: * Eğer yeterli zaman varsa, rol-oyununu tekrar oynayın ama bu sefer roller değişsin ve göçmen bürosu yetkilisi olan katılımcılar mülteci olsun. * Mülteci haklarının korunmasından Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Ofisi sorumludur. Gruplardaki katılımcılardan X ülkesinden gelen mültecilere yardım etmek için gönderilmiş bir BMMYK resmi görevlisi olduklarını düşünmelerini söyleyin. Aşağıdaki konuları kapsayan resmi bir rapor yazmalarını söyleyin. o göçmen bürosu yetkililerini mültecileri ülkeye sokmaları konusunda ikna etmek için ne gibi savlar öne sürebilirsiniz? o Göçmen bürosu yetkilileri herhangi bir şeyi yanlış yapıyorlar mı? o 4. Bölümdeki İnsan Hakları Dokümanları bölümünde bu konu ile ilgili bir madde var mı? o Y ülkesinin mülteci haklarını korumasını sağlamak için bu raporla ne yapılabilir? * Bir proje olarak; mültecilerin haklarının korunmasıyla ilgili sorunlar hakkında ülkenizde yaşayan mülteciler grubunuz için iyi bir bilgi kaynağı olabilir. * Gazetelerden ülkenizdeki mültecilerle ilgili haberleri toplayarak grupta tartışın. * Etkinlik olarak; öğrenciler gerekli temel ihtiyaç malzemeleri toplayarak bunları ülkenizde bulunan mültecilere götürebilirler. Göçmen bürosu memurlarının iddia ve seçenekleri: Bu iddiaları veya düşünebildiğiniz diğerlerini kullanabilirsiniz. * Ümitsizler, onları geri gönderemeyiz. * Eğer onları geri gönderirsek ve tutuklanır, işkence görür, ya da öldürülürlerse bunun sorumlusu biz oluruz. * Mültecileri kabul etmek için yasal zorunluluğumuz var. * Paraları yok ve devletin desteğine ihtiyaçları var. Ülkemiz bunu kaldıramaz. * Gerçek mülteci olduklarını ispat edebilirler mi? Buraya sadece daha iyi bir yaşam standardı için gelmiş olamazlar mı? * Ülkemizin X ülkesiyle çok iyi askeri ve ticari ilişkileri var. Onları koruyor görünemeyiz. * Belki ihtiyacımız olan becerilere sahiptir. * Ülkemizde yeterli mülteci var. Kendi vatandaşımızla ilgilenmeliyiz. Daha zengin ülkelere gitsinler. * Eğer onları kabul edersek, diğerleri de aynı şeyi isteyecek. * Dilimizi konuşamıyorlar, dinleri farklı ve yemekleri de değişik. Uyum sağlayamazlar. * Siyasi sorunları da beraberlerinde getirecekler. Rol-oyunundan önce aşağıdaki seçenekleri düşünün: * Göçmen bürosu memuru olarak sorumluluğunuz nedir? * Her gelen mülteciyi ülke içine alacak mısınız? * Kararınızı neye dayandıracaksınız? Bu kararlar belli ilkelere mi, uluslararası yasalara mı dayanacak yoksa belli bir öznellik olacak mı? * Bazılarını sınırdan içeri bırakacak mısınız? * Onları yaşa, mesleğe ve varlık durumlarına göre mi ayıracaksınız? * Yoksa başka türlü bir uygulama mı yapacaksınız? Mültecilerin iddia ve seçenekleri: Bu iddiaları veya düşünebildiğiniz diğerlerini kullanabilirsiniz. * Sığınma almak hakkımız * Çocuklarımız aç, bize yardım etmek ahlaki sorumluluğunuz. * Eğer geri dönersek öldürüleceğiz * Hiç paramız yok * Başka bir yere gidemeyiz * Ülkemde doktordum * Güvenli dönüş sağlanana kadar sığınma istiyoruz * Diğer mültecileri ülkenize kabul ettiniz Rol-oyunundan önce aşağıdaki seçenekleri düşünün: * Eğer göçmen memurları isterlerse birbirinizden ayrılır mısınız? * Eve dönmeniz için zorlarlarsa geri döner misiniz? * Mülteci olarak sizi koruyan ve size güvenli bir sığınma sağlayan uluslararası yasalar var mı? Mülteciler hakkında bilgi Her sene on binlerce insan zulüm veya savaş nedeniyle evlerini ve genellikle de ülkelerini terk ediyorlar. Bu insanlar mülteci olurlar. Çoğunlukla hızla hareket etmeleri gerekir, mal varlıklarını arkada bırakırlar, aileler parçalanır. Birçoğu hiç geri dönemez. 1992’de dünyada yaklaşık 19 milyon mülteci vardı. Sayıları her sene artıyor. Çoğu mülteci komşu ülkelerde güvenlik arar. Diğerleri güvenlik içinde olabilmek için çok uzaklara seyahat etmek zorunda kalır. Mülteciler genellikle ülkelerinden çok uzaktaki havaalanları ve limanlara gelirler ve o ülkeye giriş için izin isterler. 1951’de Birleşmiş Milletler Mültecilerin Statüsüne dair Sözleşmeyi kabul etti. Ülkelerin yarıdan fazlası Sözleşmeyi onayladı. Mültecileri koruyacaklarını ve zulüm veya öldürme riskiyle karşılaşmamaları için ülkelerine dönmeye zorlamayacaklarını taahhüt ettiler. Sözleşmenin 33. Maddesinde “Sözleşmeye taraf hiçbir devlet bir mülteciyi ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba ait olduğu veya siyasi görüşleri nedeniyle yaşamı ve özgürlüğünün tehdit edileceği ülkelerin sınırlarından her ne şekilde olursa olsun sınır dışı veya iade edemez” der. Bu madde, eğer bir devlet mülteciyi kendi ülkesine geri gönderebilecek bir başka ülkeye gönderme durumunda da geçerlidir. Hükümetler ülkelerinde güvenlik arayan mültecilerin iddialarını dinlemelidir. Bu ilke, 1951 sözleşmesine taraf olsunlar ya da olmasınlar tüm ülkeler için geçerlidir. Sözleşmeye göre, mülteci ülkesini terk etmiş ve ırkı, dini, milliyeti veya bir sosyal gruba üyeliği veya siyasi görüşü yüzünden eziyet görmekten korktuğu için ülkesine geri dönemeyen kişidir. 1951 Sözleşmesi aynı zamanda mültecilere ayrımcılık uygulanamayacağını ve sığınma ve güvenlik aradıkları ülkede tüm haklara sahip olmaları gerektiğini söyler. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde mültecileri koruyan birçok madde vardır. Ancak ülkeler, kimin “gerçek” mülteci olduğu konusunda anlaşamamakta. Medya ve politikacılar genellikle ırksal gerilime, ev ve işin sınırlı olduğunu söyleyerek mülteci sayısının sınırlanmasını isterler. Son yıllarda dünyanın en zengin ülkelerinin birçoğu kabul ettikleri mülteci sayısını iki nedenle azalttı. Birincisi, uçak biletleri ucuzladığı için gelişmekte olan ülkelerden daha çok mülteci gelişmiş ülkelere gelmek isteyecektir. İkincisi, dünya ekonomisinin düşmesi, bu yüzden de işgücüne olan ihtiyacın azalması nedeniyle eskiden göçmen işçi olarak gelenler artık mülteci statüsünde başvurmalarına neden olacaktır. Mülteci sayısını sınırlamayı haklı çıkarmak için zengin ülkeler genellikle mültecilerin zulüm kurbanları değil, daha iyi bir yaşam standardı istedikleri için geldiklerini iddia ediyorlar. Onları ‘ekonomik göçmen’ olarak adlandırıyorlar. Mültecilerin haklarını korumak için Birleşmiş Milletler 14 Aralık 1950’deki Genel Kurulda merkezi Cenevre’de olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Ofisi’ni kurdu. Hükümetler genellikle mültecilerin korkularının abartıldığını ya da doğru olmadığını iddia ederler. Mültecinin ülkesinde yaşanan insan hakları ihlallerini belgeleyen kuruluşlar, hükümetin sığınma başvurusunda bulunmalarına izin vermelerini sağlayarak mültecileri bu iddiadan korurlar. ... |
|
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Eylem! – İnsan Hakları Aktivizmi için Pratik bir Rehber
* Bu etkinlikler gençlerin, nerede yaşarlarsa yaşasınlar, insan haklarını savunabilecekleri ve onun için savaşabilecekleri bir şey olarak görmelerine yardım eder. Devam eden sayfalardaki etkinliklerin bir çoğunun ‘seçenekler’ kısmında birçok eylem önerisi vardır. * Bu bölüm sizin eğitimini verdiğiniz konuyla ilgili kampanyalar yürüterek nasıl eylem organize edeceğinizle ilgili pratik öneriler sunar. Mektup yazmak, imza toplamak ve lobi yapmak gibi değişik kampanya tekniklerini açıklar. Eylemin Gücü Etkinlik 14-18 yaş grubu ve 18 yaş üstü için uygundur Amaç: Tanınmış bir insan hakları savunucusu hakkındaki bu durum çalışması, haklarını elde etmek için başarılı bir şekilde çalışan kişiyi örnek vererek eylemin gücünü göstermeyi amaçlamaktadır. Öğrenme noktaları: * Bireyler ve özellikle de gruplar, insan hakları ihlallerine karşı çıkabilirler ve başarabilirler. İhtiyacınız olan şeyler: * Bir sonraki sayfadan Mahatma Gandi’nin hikayesi. Zaman: Yaklaşık yarım saat Nasıl yapmalı: * Gandi’nin hikayesini okuyun ya da grup üyelerine okumalarını söyleyin. * Tartışmayı başlatmak için aşağıdaki soruları kullanın. (2. Bölümdeki tartışma için öneriler bu çalışmada size yardımcı olabilir.) Sorular: * Gandi’yi harekete geçmeye iten neden sizce nedir? * Hindistan halkı protestolarında şiddete başvurmadı. Sizce bunun nedeni nedir? * Eğer protestolarında şiddet kullansalardı, örneğin İngiliz askerlerini öldürselerdi, İngilizler ne yaparlardı? Çok sayıda Hintli de ölür müydü? * Gandi “Doğru ile Güç arasındaki savaşta dünyanın sempatisini” istedi. Eğer Hintliler İngilizlere saldırmış olsalardı dünyada bu kadar çok insan Hintlilerin yanında olur muydu? Neden? * Bu durumda barışçıl protesto doğru seçim miydi? Farklı durumlarda da barışçıl protesto doğru mu? Örneğin, sizin ülkenizdeki olaylarda? * Dünyada veya sizin ülkenizde yapılan barışçıl eylemlerden örnek veriniz. Bu tür eylemler başarılı oldu mu? Neden? * Barışçıl sosyal protestoların avantajları nelerdir? Seçenekler: * Gruba kendi ülkenizden, haklarını elde etmek için eylem yapan kişi veya gruplardan örnekler verin. Proje olarak grup, bu kişi veya grubu araştırabilir ve bulguları hikaye yazarak, tiyatro gösterisiyle veya posterler yaparak gösterebilir. * Grup olarak çevrenizde yaşanan acil bir sorunla ilgili nasıl bir çalışma yapabileceğinize dair bir beyin fırtınası yapın. Bunu nasıl hayata geçirebileceğinizi de düşünün. Mahatma Gandhi’nin Hikayesi Mahatma (Büyük Ruh) şiddet kullanmamaya yeni bir anlam kazandırdı. Şiddet yoluyla elde edilen şeyin hiçbir kıymeti olmadığını söylemiştir. 1869’da Hindistan Gujarat’ta doğan Mohandas Karamchand Gandhi Güney Afrika’da avukatlık yapmadan önce İngiltere’de hukuk okudu. Irk ayrımcılığını ilk kez burada gördü. Derisi beyaz olmayanların avukat olması, trende birinci mevkide seyahat etmesi gibi bazı şeyleri yapmaktan alıkoyan yasalar vardı. Gandhi, Güney Afrika’da birçok siyah insanın çok yoksul olduğunu ve beyazlar tarafından kötü muamele gördüklerini fark etti. Protestolar organize etti ve haksızlığa karşı savaştığı için hapishaneye girdi. Gandhi bir protestocu olduğu ilk andan itibaren derin dini inanışları tarafından yönlendirildi. Şiddetin her zaman yanlış olduğuna inandı. Gandhi 1915’te Hindistan’a döndü. Hint halkı da çok yoksuldu. İngilizler Hintlileri çok sert bir biçimde yönetiyordu, ödeyemeyecekleri vergileri alıyorlardı, Hintlilerin ülkelerini yönetmelerine izin vermiyorlardı, sanayinin gelişmesine olanak vermiyorlardı ve insanları kontrol altında tutmak için güç kullanıyorlardı. 1930’da Gandhi tuz vergisini protesto etmeye başladı; İngilizler bunu pek önemsemedi. O zamanlar tuz okyanustan toplanıyor, işleniyor ve ondan para kazanan İngiliz hükümeti tarafından satılıyordu. Gandhi tuzun Hindistan’a ait olduğunu ve bu yasaya karşı geleceğini söyledi. Önce İngiliz Devletini temsil eden genel valiyle bu konuyla ilgili görüşmek istedi. Genel vali bunu önemsemeyerek reddetti. Ondan sonra 12 mart 1930’da, 60 yaşındayken, taraftarlarıyla birlikte tuz yapmak için evinden 322 kilometre uzaktaki okyanusa yürümeye başladı. 24 gün boyunca Hintliler ve ve tüm dünya bu yürüyüşü izledi. Çok büyük ilgi vardı. 6 Nisan’da kendini izleyen binlerce kişinin gözleri önünde Gandhi denize yürüdü ve bir avuç dolusu tuz aldı. Bu meydan okuma ulusa işaretti. Hindistan’ın tüm sahillerinde herkes yasadışı olarak tuz yapmaya başladı. “Haklının Güce karşı savaşında dünyanın anlayışlı olmasını istiyorum” diye yazdı. Bir ay sonra Gandhi tutuklandı ve on binlerce kişi hapishaneye atıldı. Gandhi ve Hintliler yıllarca protestolarına devam ettiler, ta ki İngilizler ülkeyi terk edene kadar. Yürümeye, işbirliği yapmamaya ve kendilerini hapsetmelerine itiraz etmeyerek İngiliz kaynaklarını sonuna dek zorlamaya devam ettiler. Sonunda Hindistan başardı: 1947’de İngiltere yönetimden vazgeçti ve Hindistan bağımsızlığını kazandı. Eylem Rol-oyunları Etkinlik 14-18 yaş grubu için uygundur Amaç: Bu rol-oyunu gençleri gerçek koşullarda haklarını kullanmaları için cesaretlendirmeyi amaçlar. Öğrenme noktaları: * Günlük hayatın her alanında insan hakları ihlalleri olmaktadır ve herkes buna karşı çıkabilir. İhtiyacınız olan şeyler: * İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi basitleştirilmiş versiyonu (her 4 veya 5 öğrenciye bir tane yeterli – elle çoğaltılmış olabilir) * Bölüm 2’de rol-oyunu hakkındaki öneriler * Bir sonraki sayfadan rol-oyunları Zaman: 1 saat 30 dakika Nasıl yapmalı: * 3 veya 4 kişilik küçük gruplara ayrılın. Gruba 1. rol-oyununu okuyun. Bu durumla ilgili olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi maddelerini saptamalarını isteyin. Aşağıda olabilecek cevapları göreceksiniz fakat bu liste ayrıntılı değildir. Bunun için 5 veya 10 dakika verin. * Aynı yöntemi 2 ve 3. Rol-oyunları için tekrarlayın * Rol-oyunu 1’de en ilgili maddeler o madde 2, o 6 ve o 7 ve o madde 13 * Rol-oyunu 2’de en ilgili maddeler o madde 20, o madde 23 * Rol-oyunu 3’de en ilgili maddeler o madde 19 ve o 20, o madde 24 * Şimdi yeniden 3 gruba ayrılın ve her gruba bir rol-oyununu verin. Her gruba kendi hazırladıkları sonlarla kendi rol-oyununu yapmalarını söyleyin. Her rolü kimin oynayacağına ve sonunda ne olacağına kendileri karar verecekler. * Her küçük gruba sırayla tüm gruba kendi rol-oyunlarını oynamalarını söyleyin. Her rol-oyunundan sonra oyunculara ne hissettiklerini sorun ve sonra da katılımcılara başka türlü nasıl bir son olabileceğini sorun. Oyundaki kişilerin haklarının ihlal edilmesini önleyebilecek neler yapabileceklerini düşünmelerini isteyin. Seçenek: * Eğer grup küçükse veya zaman yeterli değilse birkaç kişi tek bir rol-oyununu bütün grup için yapabilir. Rol-oyunları: * Bir: İda, komşu ülkeden birisiyle evlenmiş olan kızını ziyaret etmek için sınırı geçerek diğer ülkeye gitmek ister. Gümrük memurları onu içeriye bırakmaz. Ülkelerindeki otel ücretini ödeyemeyecek kadar yoksul olduğunu söylerler. * İki: İvan araba yıkama şirketinde çalışan bir temizlikçi. Kışın elleri buzlardan dolayı acıyor. Patronu eldivenler pahalı olduğu için alamayacağını söyler. İvan da parası yetmeyeceği için eldivenleri kendi alamaz. Sendikadan kendisine yardım etmesini isteri. Patronu bunu öğrenince İvan’ı işten çıkarır. * Üç: Şehirdeki son park da araba parkı olmak üzeredir. Mahalleden 10 kişi parkta hoş vakit geçirecekleri ve çocukların oynayacağı bir yere ihtiyaçları olduğunu söyleyerek parkta barışçıl bir gösteri düzenlerler. Polis gelerek gösteri yapmalarına izin verilmeyeceğini ve evlerine gitmeleri gerektiğini söyler. Göstericiler yere otururlar ve yerlerinden kıpırdamazlar. Polis onları güç kullanarak dağıtır, bu sırada göstericilerden bazıları yaralanır. Kampanya ve Eğitim Nedir ve nasıl yapılmalı? * Kampanya yürütmek, belirlenen hedefe ulaşmak için özel bir eylem planı hazırlamaya odaklanmaktır. Stratejik kampanya teknikleri mektup yazma, lobi yapma, gösteri yapma ve kamuoyunu bilgilendirmeyi kapsayabilir. İnsan hakları eğitiminin eylem unsuru çok önemlidir. Kampanya yürütmek, grup üyelerinin insan hakları için harekete geçmelerini sağlar. Nasıl yapmalı: * Gülü ve zayıf olduğunuz yönleri ve işinizin kalitesini artıracak veya düşürecek dış koşulların ne olduğuna karar vererek başlayın. Medyanın ya da özel ilgi gruplarının desteğinden yararlanmak isteyebilirsiniz. Eğer varsa, bu unsurlarla nasıl baş edeceğinizi düşünün. * Hangi sorun veya meseleyle ilgileneceğinize karar verin. Aşağıdaki soruları dikkate alın: o Hedef ülkedeki insan haklarının durumu nedir? Hapsedilmiş kişilere işkence ve kötü muamele veya kayıplar yaygın mı? o Asıl amacınız nedir? Ne elde etmek istiyorsunuz? o İlgilendiğiniz insan hakları sorununun sorumlusu kim? o İlgilendiğiniz insan hakları sorunundan kim dolaylı olarak sorumlu tutulabilir? Politikacılar mı, polis ya da hapishane görevlileri mi? o Sorumlu olan bu kişileri kim etkileyebilir? Doktorlar, politikacılar, dini kurumlar, gazeteciler, vs. Kampanyanıza destek verilmesi için daha fazla hangi bilgilere ihtiyacınız var? Çalışmanızın desteklenmesi için üzerinde çalıştığınız konu ve bununla ilgili diğer insan hakları meseleleriyle ilgili ilgiyi arttırabilmek için neler yapabilirsiniz? * Lobi yapma, imza toplama, eğitici kampanyalar gibi belli bir kampanya tarzını seçin. * Eylem planı yapın! Ne yapmanız gerektiğine, kimin yapacağına, ne kadar paraya ihtiyacınız olduğunu belirleyin. * Planınızı hayata geçirin! Başarınızı garantilemek için periyodik olarak durum değerlendirmesi yapın ve gerekirse planlarınızda değişikliğe gidin. Hatırla! İnsanlara, kampanya yürüttükleri insan hakları konusunda her zaman bilgi verin. Mektup yazma Nedir ve neden yapılmalı? * Mektup yazma, kişileri insan hakları ihlallerini sona erdirmeleri için etkilemek amacıyla birçok mektup yazma ve gönderme işlemidir. Mektup yazma kampanyalarının avantajları şunlardır: o Organize etmesi kolaydır. o Hükümetleri etkilemek için düşük maliyetli bir yoldur. o Bürokratik sistemlerin işleyiş yollarından yararlanır Nasıl yapmalı? * Hedef kitlenizi belirleyin, örneğin hükümet görevlileri, askeri komutanlar, gazete editörleri, elçilikler, insan hakları örgütleri ve hükümet dışı organizasyonlar ve hatta üzerinde çalışma yapılan mahkumların aileleri * Grup olarak kampanyanın amacını ve mektupta hangi bilgilerin yer alacağını belirleyin. İnsanlara, sorunun ne olduğunu anlamaları için hangi bilgileri vermeniz gerekiyor? Bunu nasıl sunmalısınız? * Kişisel mektuplar yazmayı seçebileceğiniz gibi herkesin üzerinde ufak değişiklikler yapabileceği standart mektuplar yazmayı da seçebilirsiniz. Standart mektupların dezavantajı, ilk mektubun etkisi önemli olsa da, kişisel dille yazılmış az sayıda mektupla sağlayacağınız etkiye ulaşabilmek için çok daha fazla standart mektup göndermek gerekebilir. * Kalabalık bir yerde masa açarak, buraya hazır mektuplar, kartpostallar ve pullu zarflar koyarak diğer insanların desteğini alabilirsiniz. Kampanyanıza katılanlara zarf üstüne adreslerini yazmalarını hatırlatın. Posta masrafları için bağış da isteyebilirsiniz. Dilekçe Nedir ve neden yapmalı? * Dilekçe bir grup tarafından yazılan kısa ve basit bir açıklamadır. Halk, hükümet görevlileri veya bir bakana iletilecek olan dilekçeyi imzalamaları yönünde teşvik edilir. Dilekçe, halkın belli bir konuyla ilgili desteklerini göstermelerinin basit ve hızlı bir yoludur. Ne kadar çok isim toplarsanız, dilekçenin yaratacağı etki o kadar büyük olur. Nasıl yapılır? * Amacınızı ve kime göndereceğinizi belirleyin. * Amacınızı açıklayan KISA ve BASİT BİR açıklama hazırlayın. Hazırladığınız yazı uzun olursa, yoldan geçen birisinin onu okuma ve imzalama ihtimali düşer. Dilekçenin her sayfasında aşağıdakiler olmalıdır. o Kurumunuzun irtibat bilgileri o Açıklama o İsim, adres ve imzalar için boşluk o Ek açıklamalar için bir sütun * Dilekçenizi çok kişinin imzalaması için nerede masa açacağınıza karar verin. * Dilekçeyi nasıl ileteceğinize karar verin, örneğin ya hükümet görevlisiyle özel bir görüşme ile veya posta yoluyla * İmza kampanyanızı yaparken ve dilekçenizi ileteceğiniz zaman medyayı davet edin. Böylece dilekçenin etkisi artacaktır. Ayrıca, bu yöntemle kamuoyunun ilgisini insan haklarına da çekmiş olursunuz. * Dilekçenizin şekli değişik olabilir, örneğin, uzun bir rulo, hatta bir pankart bile olabilir. yaratıcı olun! Seçenekler * Dilekçenizi bir bakanın ilgisini konuya çekmek için kullanabilirsiniz. * Halka açık bir toplantı düzenleyebilir ve konuyu bilen birisini konuşmacı olarak davet edebilirsiniz. Bu kamuoyunun konudan haberdar olmasını ve kampanyanıza desteğin artmasını sağlar. Lobi yapma Nasıl yapmalı? * Meclisin önünde barışçıl bir protesto gösterisi düzenleyebilirsiniz. * Başarılı lobicilik iyi odaklanmanın, grubun veya kuruluşun güvenilirliğinin, iyi tanımlanmış hedeflerin, güvenilir bilgilerin, hedef gruplara erişim, profesyonellik ve hepsinden de daha önemli zamanlamayla gerçekleşir. Başarılı lobicilik zaman alır, onun için ilk girişimlerinizden sonuç alamazsanız ümidiniz kırılmasın – sabırlı ve ısrarlı olun ve başarı sizin olacaktır. |
|
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
BÖLÜM DÖRT: İNSAN HAKLARI BELGELERİ
İÇİNDEKİLER: İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi basitleştirilmiş versiyonu Çocuk Hakları Sözleşmesi Basitleştirilmiş versiyonu Çocuk Hakları Sözleşmesi Hak Özetleri Belgelerin özetlerini kağıtlara yazarak sınıfın duvarlarına astık –her etkinliğin temelinde gerçekten de onlar var. Hırvatistan okul ziyaretçisi İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğindeki onurun ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, İnsan haklarını göz ardı ederek hor görmenin insanlık vicdanını yaralayan barbarca eylemlerle sonuçlandığını ve insanlığın söz ve inanç özgürlüğü ile korku ve yokluktan arınma özgürlüğünden yararlanacağı bir dünyanın herkesin en yüksek beklentisi olduğunun ilan edilmiş bulunduğunu, İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için, insan haklarının hukuk düzeni ile korunması gerektiğini, Uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel olduğunu, Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Andlaşması´nda temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu, Üye devletlerin Birleşmiş Milletler’le işbirliği içinde, insan haklarının, temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini, Bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın, bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını göz önüne alarak, Genel Kurul, Toplumun her bireyi ve her organının bu bildirgeyi sürekli göz önünde bulundurarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye ve ulusal ve uluslararası geliştirici önlemlerle gerek üye devlet halkları gerekse bu devletlerin yargı yetkisi içindeki ülkelerin halkları arasında bu hak ve özgürlüklerin evrensel ve etkin biçimde tanınıp gözetilmesini sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için bir ortak başarı ölçüsü olarak bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi´ ni ilan eder. Madde 1 Her insan özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdanla donatılmış olup birbirine karşı kardeşlik anlayışıyla davranır. Madde 2 Herkes; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka bir görüş, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş ya da benzeri başka bir statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin bu bildirgede öne sürülen tüm hak ve özgürlüklere sahiptir. Ayrıca ister bağımsız olsun ister vesayet altında ya da kendi kendini yönetmeyen bir ülke olsun, ister başka bir egemenlik sınırlaması altında bulunsun, bir kimsenin uyruğunda bulunduğu ülke ya da alanın siyasal , hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanılarak hiçbir ayrım gözetilemez. Madde 3 Herkesin yaşama ve kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır. Madde 4 Kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; kölelik ve köle ticareti her türüyle yasaktır. Madde 5 Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı davranış ya da ceza uygulanamaz. Madde 6 Herkesin nerede olursa olsun yasa önünde kişi olarak tanınma hakkı vardır. Madde 7 Herkes yasa önünde eşittir ve herkesin ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcılık kışkırtıcılığına karşı eşit korunma hakkına sahiptir. Madde 8 Herkesin anayasa ya da yasa ile tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır. Madde 9 Hiçkimse, keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. Madde 10 Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine herhangi bir suç yüklenirken tam bir eşitlikle bağımsız ve yansız bir mahkeme tarafından hakça ve açık yargılanmaya hakkı vardır. Madde 11 1. Kendisine suç yüklenen herkesin savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılanma yoluyla yasaya göre suçluluğu kanıtlanana değin suçsuz sayılma hakkı vardır. 2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal ya da uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem ya da kusurdan dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Madde 12 Kimsenin özel yaşamı, ailesi, konutu ya da haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin, bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunma hakkı vardır. Madde 13 1. Herkesin bir devletin sınırları içinde yer değiştirme ve oturma özgürlüğüne hakkı vardır. 2. Herkes, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeden ayrılma ve ülkesine dönme hakkına sahiptir. Madde 14 1. Herkesin, zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır. 2. Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan ya da Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz. Madde 15 1. Herkesin bir uyrukluğa hakkı vardır. 2. Kimse keyfi olarak uyrukluktan yoksun bırakılamaz. Kimsenin uyrukluğunu değiştirme hakkı yadsınamaz. Madde 16 1. Yetişkin erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir sınırlama yapılmaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır. Evlenirken evlilik sırasında ve evliliğin bozulmasına ilişkin hakları eşittir. 2. Evlilik, ancak istekli eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır. 3. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir ve toplum ve devlet tarafından korunur. Madde 17 1. Herkesin, tek başına ya da başkaları ile birlikte, mülkiyet hakkı vardır. 2. Kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz. Madde 18 Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din ya da inancını değiştirme özgürlüğünü ve din ya da inancını, tek başına ya da topluca ve açık ya da özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve gözetim yoluyla açıklama özgürlüğünü içerir. Madde 19 Herkesin görüş ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, karışmasız görüş edinme ve hangi yoldan ve hangi ülkede olursa olsun bilgi ve düşünceleri arama, alma ve yayma özgürlüğünü içerir. Madde 20 1.Herkes, barışçı toplanma, dernek kurma hakkına sahiptir. 2.Hiç kimse, bir derneğe girmeye zorlanamaz. Madde 21 1.Herkes, doğrudan ya da özgürce seçilmiş temsilciler aracılığıyla ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir. 2.Herkesin, ülkesindeki kamu hizmetlerine eşit girme hakkı vardır. 3.Halkın istemi, yönetim otoritesinin temelidir. Bu istem, genel ve eşit, gizli ve özgür oya dayalı dönemsel ve gerçek seçimlerle belirtilir. Madde 22 Herkesin bir toplum üyesi olarak, toplumsal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgüt ve kaynaklarına göre herkes onur ve kişiliğinin özgür gelişmesinin ayrılmaz bir ögesi olarak ekonomik, toplumsal ve kültürel haklarının gerçekleşmesi hakkına sahiptir. Madde 23 1. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. 2. Herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır. 3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gereğinde başka toplumsal korunma yollarıyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. 4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır. Madde 24 Herkesin, iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve ücretli dönemsel tatiller dahil, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır. Madde 25 1. Herkesin, kendisi ve ailesinin sağlık ve gönenci için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes; işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi denetiminin dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir. 2. Analar ve çocukların özel bakım ve yardım hakları vardır. Tüm çocuklar, evlilik içi ya da evlilik dışı doğmuş olmalarına bakılmaksızın aynı toplumsal korumadan yararlanır. Madde 26 1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğrenim yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır. 2. Eğitim, insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, tüm uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini daha da geliştirmelidir. 3. Ana- Babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikli hak sahibidir. Madde 27 1. Herkes, topluluğun kültürel yaşamına özgürce katılma, sanattan yararlanma ve bilimsel gelişmeye katılarak yararlarını paylaşma hakkına sahiptir. 2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, yazım ve sanat ürünlerinden doğan manevi ve maddi çıkarlarının korunmasına hakkı vardır. Madde 28 Herkesin bu Bildirge´ de ileri sürülen hak ve özgürlüklerin tam olarak gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır. Madde 29 1. Herkesin, kişiliğinin özgürce ve tam gelişmesine olanak veren topluluğa karşı ödevleri vardır. 2. Herkes, hak ve özgürlüklerini kullanırken, ancak başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeni ile genel gönenç gereklerinin karşılanması amacıyla yasa ile belirlenmiş sınırlamalara bağlı olabilir. 3. Bu hak ve özgürlükler, hiçbir koşulda Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz. Madde 30 Bu bildirgenin hiçbir hükmü, herhangi bir devlet, grup ya da kişiye burada ileri sürülen hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan herhangi bir etkinlikte ve eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz. ... |
|
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Basitleştirilmiş Versiyonu
Önsözün Özeti Genel kurul insanlık ailesinin tüm üyelerinde bulunan onuru ve onların eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu, insan haklarının hukuk düzeyinde korunması gerektiğini, uluslar arasında dostça ilişkiler geliştirmeyi özendirmenin temel bir zorunluluk olduğunu, Birleşmiş Milletler haklarının temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların eşitliğine olan inançlarını bir kere daha belirttiklerini ve sosyal gelişmeyi sağlamaya, daha iyi yaşam düzeyi oluşturmaya karar vermiş olduğunu ve ortak bir anlayış oluşturmanın önemini göz önüne alır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Özeti 1. Bütün insanlar özgürdür ve hepimize eşit davranılmalıdır. 2. Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, gibi ayrımlar gözetmeksizin eşittir 3. Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır. 4. Ne bir kimsenin seni kölelik veya kulluk altında bulundurma hakkı, ne de senin bir başkasını kölelik veya kulluk altında bulundurma hakkın vardır 5. Hiç kimsenin sana işkence yapma ve incitme hakkı yoktur. 6. Herkesin hukuk önünde eşit muamele görme hakkı vardır. 7. Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin herkese eşit uygulanmalıdır. 8. Herkesin, hakları çiğnendiği zaman yasal yardım istemeye hakkı vardır. 9. Hiç kimsenin seni haksız yere hapsetmeye ve ülkenden sürgün etmeye hakkı yoktur. 10. Herkesin adil bir mahkemede halka açık biçimde yargılanma hakkı vardır. 11. Suçu ispatlanmadıkça herkes suçsuzdur. 12. Birisi tarafından zarar verirse, herkesin yardım isteme hakkı vardır fakat iyi bir nedeni olmadan kimse evinize giremez, mektuplarını açamaz veya sizi veya ailenizi rahatsız edemez. 13. Herkesin istediği gibi seyahat etme hakkı vardır. 14. Herkesin zulüm altındaysa ve zulüm tehlikesi altındaysa başka ülkelere sığınma ve korunma isteme hakkı vardır 15. Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır. Eğer isterseniz, hiç kimse sizin başka bir ülke vatandaşı olmanızı engelleyemez. 16. Herkesin evlenme ve aile sahibi olma hakkı vardır. 17. Herkesin mal ve mülk edinme hakkı vardır. 18. Herkesin kendi dinini uygulama ve ibadet etme ve isterse dinini değiştirme hakkı vardır 19. Herkesin düşündüğünü söyleme, bilgi alıp vermeye hakkı vardır 20. Herkesin barışçıl bir biçimde, şiddet kullanmadan gösterilere katılma ve derneğe üye olma hakkı vardır 21. Herkesin ülke yönetimine katılma ve ülke yönetimini seçme hakkı vardır. 22. Herkesin sosyal güvenliğe ve becerilerini geliştirmek için olanaklara hakkı vardır. 23. Herkesin adil ücretlerle güvenli ortamlarda çalışma ve bir sendikaya üye olma hakları vardır 24. Herkesin dinlenme ve tatil yapma hakkı vardır. 25. Herkesin yeterli yaşam standardı ve hasta oldukları zaman tıbbi yardım alma hakkı vardır. 26. Herkesin okula gitme hakkı vardır. 27. Herkesin toplumun kültürel yaşamına katılma hakkı vardır. 28. Herkes bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal düzene saygı göstermelidir. 29. Herkes başkalarının, toplumun, kamunun haklarına saygı göstermelidir 30. Kimsenin bu bildirgede bildirilen haklardan herhangi birisini geri alma hakkı yoktur. Çocuk Hakları Sözleşmesi Basitleştirilmiş Versiyonu Sözleşmenin amacı, çocukların her gün tüm ülkelerde karşılaştıkları her türlü taciz ve ihmale karşı korumak için standartlar belirlemektir. Devletlerin kendine özgü kültürel ve siyasi ve maddi farklılıklarını göz önüne alır. En önemli unsur, çocuğun çıkarıdır. Sözleşmede belirlenen haklar genelde üç kategoride gruplanabilir. Temin: Bazı şeylere ve hizmetlere erişim, sahip olma ve temin etme hakkı (örneğin; ad, uyruk, sağlık bakımı, eğitim, dinlenme ve oyun ve özürlü ve öksüzlere bakım) Koruma: Zararlı davranışlardan ve eylemlerden korunma hakkı ( örneğin; aileden ayrılma, savaşa katılma, ticari veya cinsel sömürü ve fiziksel veya zihinsel suiistimal) Katılım: Kendi yaşamını etkileyen kararlarda çocuğun sözlerinin dinlenilmesi hakkı. Becerileri geliştikçe, çocuk yetişkin hayata hazırlanmak gibi, toplumsal faaliyetlerinde artan olanaklara kavuşmalıdır. (örneğin; konuşma ve fikrini söyleme, kültür, din ve dil özgürlüğü) ... |
|
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 441
|
Önsöz Sözleşmedeki 54 maddenin nasıl yorumlanması gerektiğini dile getirir. Çocuğun uyumlu gelişimi için ailenin önemi, doğum sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin önemi, çocuğun gelişimi için herkesin kültürel ve geleneksel değerlerinin önemi gibi, sözleşmeden önce gelen ve doğrudan çocuklarla ilgili maddeleri bulunan başlıca BM metinlerini belirtir. Madde 1 Çocuk tanımı Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan yasaya göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. Madde 2 Ayrımcılık yapmama Tüm haklar her çocuğa hiçbir ayrım gözetmeksizin tanımalıdır. Devlet çocukları ayrım gözetmeksizin korumakla yükümlüdür. Devlet çocukları her türlü ayrıma karşı korumakla yükümlüdür. Madde 3 Çocuğun yararı Çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun çıkarı temel alınmalıdır. Madde 4 Hakların Yürütülmesi Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanmasını sağlamak zorundadırlar. Madde 5 Ebeveyn, aile, topluluk hak ve sorumlulukları Devletler çocuğun yetiştirilmesi konusunda ana-baba ve aileye saygı göstermek zorundadır. Madde 6 Yaşam, hayatta kalma ve gelişim Çocuğun yaşam hakkı ve devletin çocuğun hayatta kalması ve gelişmesini sağlama yükümlülüğü. Madde 7 Ad ve tabiiyet Doğumdan itibaren bir isim hakkına, uyrukluk hakkına ve ana-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır. Madde 8 Kimliğin korunması Çocuğun kimliğinden yasaya aykırı olarak yoksun bırakılması halinde, devlet çocuğun kimliğine yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardımda bulunur. Madde 9 Aileden ayrılmama Ana-babasından veya bunlardan birinden ayrı olan çocuğun ana babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma hakkı vardır. Böyle bir ayrılık tutukluluk, hapis veya ölüm nedeniyle olursa Devlet ana-babaya, çocuğa söz konusu aile bireyinin ya da bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi verecektir. Madde 10 Ailenin tekrar biraraya gelmesi Ailenin birleşmesi amaçlarıyla yapılan bir ülkeye girme ya da onu terk etme konusundaki her başvuru insani bir tutumla ele alınacaktır. Ana-babası, ayrı devletlerde oturan bir çocuk hem ana hem de babası ile düzenli biçimde kişisel ilişkiler kurma hakkına sahiptir. Madde 11 Çocuğun yasadışı olarak tutulması ve geri verilmemesi Devlet, çocukların yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi halleriyle mücadele için önlemler alırlar. Madde 12 Görüşleri ifade etme Çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme bu görüşlere gereken özen gösterilme hakkı Madde 13 İfade ve bilgi özgürlüğü Çocuk yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir. Madde 14 Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü Devletler, ana-babanın çocuğun yeteneklerinin gelişmesiyle bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol gösterme konusundaki hak ve ödevlerine, saygı gösterirler. Madde 15 Dernek kurma özgürlüğü Çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüğü Madde 16 Özel yaşantı, onur ve itibar Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut veya iletişimine müdahale edilemez. Madde 17 Bilgiye erişim ve medya Çocuk çeşitli kaynaklardan bilgi ve belge edinebilmeli, azınlık grubuna özel önem gösterilmeli ve çocuğun esenliğine zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı korunması için uygun yönlendirici ilkeler geliştirilmelidir. Madde 18 Ana babalık sorumluluğu |