40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu

Geri git   40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu > Gülümse - Düşün - Taşın - Öğren > Bilgi Deposu > Bilim ve Teknoloji

Bilim ve Teknoloji Bilim ve teknoloji alanında olup bitenler,araştırmalar,detaylar, bilgilendiren metinler ve daha birçok şey...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Biçim
Eski 08-02-2008, 18:16   #1 (permalink)
40dk Nöbetçi
 
Science - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Yaş: 40
Mesajlar: 112
Varsayılan Yapay Zeka - Robotlar gelecekte bizden biri olabilecek mi ?

Sıradan bir bilimkurgu meraklısı da olsak, evrim konusunda çalışan bir biyolog da olsak, konu yapay zekâ olduğunda “Acaba günün birinde robotlar insan evrimine erişebilecekler mi?” diye merak duymadan edemeyiz. Yapay zekânın geleceği konusundaki korkularımızda haklı mıyız, yoksa Hollywood’un hayal gücünün bizi gereksiz yere telaşlandırmasına izin mi veriyoruz? Isaac Asimov’un ünlü romanından sinemaya aktarılan “Ben, Robot” adlı filmde, insanların koyduğu kurallarla yönetilen bir robot kolonisi sonradan insanlığa karşı ayaklanıyordu. Steven Spielberg ve Stanley Kubrick’in (film aslında Kub-rick’in bir projesiydi; ancak, Kubrick’in ölümü üzerine filmi Spielberg çekmişti) filmleri “Yapay Zekâ”da bir çocuk bedeni görünümüne sahip makine sevgiyi ararken, bilimkurgu sinemasının kült yapıtlarından “Blade Runner”da robotlar (cyborg) kendilerini yapan kişiyi ve hayatın anlamını ararlar. Eğer gerçekten makinelere “insanlık” aşılamayı başarabilirsek, günün birinde teknoloji üzerindeki kontrolümüzden vazgeçmek zorunda kalacağımızı ve yapay zekâlı süperinsan (yoksa süpermakine mi demeliyiz?) varislerimizi yaratmak gibi tehlikelere de açık olacağımızı söyleyebilir miyiz? Robotlarla ilgili çalışmalar ve yapay zekâ konuları, medyanın her zaman ilgisini çekmeyi başarır. Buna bir de Hollywood’un “sihri” eklenince bu konulardaki gelişmeler konusunda genellikle yanlış yönlendiriliriz.

Yapay zekâ, bilimsel ilerleme konusunda öngörülerimizin gerisinde kalıyor. Her şeyden önce, bilgisayarı icat ederek beynimizin işleme biçimini çözebileceğimize inandığımız araçlara sahip olduk ve bir süre sonra da büyük olasılıkla yeni tür zeki makinler görebileceğiz. Bununla birlikte, sonunda yapay zekâ problemlerinin ne kadar karmaşık olduğunu da anladık. Aslında herkesi heyecanlandıran şey, “güçlü yapay zekâ”ya sahip bilinçli makineler yardımıyla kimi zorlukların üstesinden gelebilme düşüncesi. Peki, bizi engelleyen ne? Bu konuda karşımıza hemen iki büyük engel çıkıyor: İşleme ve çevresel engellemeler.

Geçtiğimiz yüzyıl, bugün kendi kendini idare edebilen yapay zekâyı üretmiş olacağımız öngörülüyordu. Oysa gerçek şu ki, günümüz işlemci gücü ve bellek kapasitesi beyin fonksiyonlarını taklit edebilmenin çok gerisinde. Bir talimatı yerine getirmek için modern işlemcilerin 10 milyarda l’i kadar güç kullanan insan beyni, 10 -300 trilyon byte’lık bir “ana REM belleği”ne eşdeğer ve “öğrenme becerisine sahip bilgisayar'Mardan 1 milyonla 1 milyar kez daha hızlı öğrenir. Yapay zekâyla ilgili en önemli sorun bilgiyi edinme. Bir çocuk saniyede 1 milyon yeni sinirsel bağ oluşturabilir; ki bu hiç de yabana atılacak bir iş değil. Gelecekte tasarlanması düşünülen modellerde bile böylesine büyük bir ilerleme öngörülmüyor. Eğer bellek bizi sınırlayan et-mense, yapay zekâ için 2050’yi; sıcağı sıcağına talimatları yerine getirmeyse 2070’i; öğrenme konusuysa 2160’ı beklememiz gerektiği söyleniyor.

Yapay zekâ konusunda karamsar olmamızın bir diğer nedeniyse, makinelere sağduyu, duygusallık ve bizi “insan” yapan ve milyonlarca yıllık tarihimiz boyunca kazandığımız kimi değerlerin kazandırılmasının zorluğu. Bu gerekli çünkü, çoğu zaman en “akıllı "larımızın bile davranışlarını belirleyen, bu özellikler oluyor. Yapay zekâyı dış dünyadan yalıtılmış bir laboratuvarda üretmek de pek mantıklı değil, çünkü bu tür makinlerin çok zengin bir kültürle yoğrularak yavaş yavaş gelişmesi gerekiyor. Onların kendi ilkel toplumlarını, dillerini ve kültürlerini geliştirmeleri için yaşayan dünyadan koparılmamaları şart.

Ancak, daha temel gibi görünen konular bile hâlâ tam olarak çözüme kavuşturulmuş değil. Örneğin, robotların dünyayı ele geçireceğinden korkanların, robotların nasıl yürüdüklerini görmek için robotik konferanslarına katılmaları onlar için rahatlatıcı olacaktır. Günün birinde bizim için büyük bir tehdit oluşturacaklarından korktuğumuz robotlar, bizim için en basit motor becerilerden biri olan yürümeyi gerçekleştirmeye çalışırken bile yere düşüyor, duvara tosluyor, bacakları ya da tekerleklerinden birinin kopmasıy-la yenilgiye uğruyorlar.

Yapay zekâ çalışmalarının uzman sistemler, satranç programları ya da İnternet uygulamaları gibi karmaşık konularda ilerlemesini bekleyebiliriz, ancak bilinç ya da sağduyu gibi konularda ilerleme beklersek geçmişte olduğu gibi hayal kırıklığı yaşamaya devam ederiz. Açık olan bir şey var ki, bu konuda bir dizi büyük buluş gerçekleşmediği sürece yakın gelecekte robotların tehdidi altında değiliz.

Elif Yılmaz Bilim ve Teknik Ocak 2007 Sayısı
Kaynaklar:
Kleyman I., “Debunking Hollywood Sci-Fİ”, Cornell Science and Technology Magazine, ilkbahar 2005.
[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilirler.. ]


Science isimli üye şimdilik online (bağlı) değildir.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
biri, bizden, gelecekte, olabilecek, robotlar, yapay, zeka

Seçenekler
Biçim

Yetkileriniz
Yeni konu açamazsınz.
Mesajlara cevap yazamazsınız.
Mesajlara dosya ekleyemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Forumlarımızdaki tüm saat ayarları Türkiye saatine göre düzenlenmiştir. Şu an saat : 00:11 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Türkçe : www.40dk.com | ARAF |
Tüm hakları 40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu | web sitesine aittir.İzinsiz alıntı yapılamaz.Ad Management by RedTyger