![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye listesi | Tarihsel Takvim | Arama | Bugünün mesajları | Forumları okunmuş olarak işaretle |
| Can Dündar Yazıları Değerli yazar, araştımacı, gazeteci Can Dündar tarafından kaleme alınmış yazılar, incelemeler. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Biçim |
|
|
#1 (permalink) |
|
.:: ZeYTiN ::.
![]() Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 401
|
Can Dündar'dan Mustafa Kemal isimli yazı.
Büyük içtima alanının banklarına sıra sıra dizilmiştik. Herhalde en küçüğümüz 30 yaşındaydı. Gecikmiş bir kışla hizmetinde gün sayıyorduk. Birazdan 18 yaşlarında bir çavuş dikildi başımıza... "Şimdi Atatürk ilkelerini ezberleyeceğiz" dedi. Elimizdeki "Askerin Not Defteri"ni açmamızı emretti. Dördüncü sayfada "Atatürk Kimdir" başlıklı bir yazı vardı. 10 maddede Atatürk'ü anlatıyordu. Bizim bölük 8. maddeyi ezberleyecekti. Çavuş, "Önce ben okuyayım da, nasıl okunması gerektiğini görün" dedi ve bağırarak okumaya başladı: "Atatürk, Türkiye'nin çağdaş memleketler seviyesine ulaşabilmesi için, büyük atılımların öncüsü olmuş, bütün Türkler'in sevgisini kazanmış en büyük liderdir." Sonra yöntemi anlattı: "Ben kelime kelime okuyacağım, siz peşimden bağırarak tekrarlayacaksınız. Hadi bakalım: "Atatürk... Türkiye'nin..." Çavuş bağırdıkça dinleyen topluluk isteksizce mırıldanarak söyleneni yineliyordu. Aramızda bürokratlar vardı, politikacılar vardı, öğretmenler vardı. Okulda Atatürk ilkeleri üzerine ders veren öğretim üyeleri vardı. Atatürk'ü, o emir veren çavuşa ders verecek kadar iyi tanıyanlar vardı. Ama şimdi önemli olan bilmek değil, bağırabilmekti... Çavuş, acemi erlerin isteksizliğini görünce hırçınlaştı: "Bağırın..." dedi, "yoksa sabaha kadar, siz bağırana kadar bu işe devam ederiz." İkincide birkaç kişi bağırmaya başladı. "Atatürk en büyük liderdir..." -"Daha yüksek... Daha çok bağırın..." -"En büyük... En büyük liderdir..." -"Bir daha... Bir daha..." Bir saatin sonunda hepimiz nefretten şişmiş gırtlaklarımızla avazımız çıktığı kadar bağırıyorduk: -"Atatürk en büyük liderdir... Liderdir..." -"Şimdi tamam" dedi, çavuş; yüzünde başarının verdiği tatmin ifadesiyle... "Bundan sonra emredilince böyle bağırarak sayacaksınız ilkeleri..." Bu "beyin yıkama" seansları tam 15 gün sürdü. 15 gün sonunda, içimizde Atatürk'e en bağlı olanlar dahi, bağırırken nefret kusuyordu içinden... Bir ara dava açmayı düşündük. Acaba "Halkı Atatürk'ten soğutmak" diye bir suç var mıydı? Varsa, bu işi icat edenin müebbeden mahkumiyeti gerekirdi. Herhalde "Halkı askerlikten soğutmak" suçunun da asıl failleri, bunları icat edenlerdi. Atatürk, kendi ilkelerinin bu yöntemlerle beyinlere kazınmaya çalışıldığını görse, mutlu olur muydu acaba? Ben, o seanstan geçtim. Ezberletilen o ilkeden bir kelime bile anımsamıyorum. Ama bağırırken duyduğum nefret, hala içimi yakıyor. Nasıl bir kuşak 12 Eylül zindanlarında bütün gün, hiç aralıksız, Müşerref Akay'ın "Türkiyem" şarkısını dinleyerek Türkiye'den nefret ettiyse; nasıl Diyarbakır Cezaevi, "İsyanı işkenceyle bastıracağım" derken PKK'nın doğum yeri haline getirildiyse, bu ezber seansları da her dönem binlerce insanı Atatürk'ten soğutmaktan başka işe yaramıyor. Üstelik "içerde" pekçok sağduyulu komutan da bu gerçeği gördüğü halde hiçbir şey yapamıyor. Sanıyorum, O'nu önce, O'nu zorla sevdirmeye çalışanlardan korumalıyız. Mustafa Kemal'in bu türden putlaştırma seanslarına ihtiyacı yok. "Atatürk'ü koruma yasaları"na ihtiyacı yok. Büstler, heykellerle, hamasi nutuklarla kurulacak zoraki sevgi gösterilerine ihtiyacı yok. Ya da varsa, savaşı çoktan kaybetmiş demektir. Bugün O'na saldırılar yoğunlaşmışsa, aleyhine fikirler çoğalmışsa, iş hakaret boyutuna varmışsa, artık "Nerede hata yaptık" demenin zamanı değil midir? O'nu zorla sevdirmeye çalışanların, sağa sola ateş açmak yerine bir de dönüp kendilerine; bunca yıl, O'nu yaşatmak adına uyguladıkları politikalara bakmaları gerekmez mi? "Ezber seanslarından vazgeçersek Mustafa Kemal'i kaybederiz" diye korkuyorlarsa söylenecek şudur: "Asıl bu yolla O'nu tarihe gömmek üzeresiniz." Şimdi artık daha zor olanın denenmesi gerekiyor. Önce O'nunla gerçekten tanışmalıyız. Herkes eteğindeki taşları dökmeli. Cumhuriyet dönemine ilişkin bütün belgeler gün ışığına çıkarılmalı; tabulardan, korkulardan arınıp, bütün bir kuruluş dönemi tüm ayrıntılarıyla gözler önüne serilmeli; her şeyin her düzeyde tartışılmasının zemini yaratılmalı... "Hamaset" susmalı... Tarih konuşmalı... İşte o zaman çoğumuz Mustafa Kemal için süngüsüz, gönülden bağırmaya hazırız: "En büyük liderdir..." Can Dündar |
|
|
|
![]() |
| Yer İmleri |
| Etiketler |
| atatürk, can dündar, tarih |
| Seçenekler | |
| Biçim | |
|
|