40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu

Geri git   40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu > Eğitim - Öğretim > Başöğretmen Atatürk > Atatürk Araştırmaları > Can Dündar Yazıları

Can Dündar Yazıları Değerli yazar, araştımacı, gazeteci Can Dündar tarafından kaleme alınmış yazılar, incelemeler.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Biçim
Eski 26-01-2008, 13:06   #1 (permalink)
.:: ZeYTiN ::.
 
Zeytin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Mesajlar: 426
Varsayılan Atatürk Yaşasaydı... (2) - Can Dündar

"Atatürk tıbbi bir ihmale kurban gitmeyip, birkaç sene daha yaşayabilseydi neler olabilirdi" konusunda dün açtı*ğımız tartışmayı bugün de sürdürü*yoruz.

Atatürk'ün yaşamının son döne*minde bir "eylem adamı"ndan çok bir "teorisyen" gibi kendini kuram*sal çalışmalara verdiğinden sözetmiştik. "Din meselesi" bu kuramsal çalışmalar içinde özel bir yer tutuyordu. 1930 yılının ilk aylarında "Va*tandaş İçin Medeni Bilgiler" kitabını yazdı. Kendi elyazısıyla kaleme aldığı bu kitapta aynen şöyle diyordu:

"Türkler İslam dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra bu din (...) Türk milleti*nin milli bağlarını gevşetti; milli hislerini, milli he*yecanını uyuşturdu."

Atatürk'ün ümmet fikrine karşı millet fikrini öne çıkardığı bu elyazıları ne yazık ki bugün pek ortaya çıkarılmıyor. Bırakın okullarda "Medeni bilgiler" dersinde okutulmayı, özel günlerde ağza bile alınmıyor. Hatta kitaptaki bazı ifadelerin, son*raki baskılarda çıkarıldığı biliniyor. Mesela şu ifa*de: "Din insanlara, hakiki mutluluğa öldükten sonra ahirette kavuşacağı vaadinde bulunmakta*dır. Oysa millet uyandığı zaman... acı hakikati gör*mektedir."

Ve Hz. Muhammed üzerine birkaç satır:

"Muhammed'in bir melekle ve Allah'la hakika*ten konuşmuş olduğu kanaatinde bulunanlar ol*duğu gibi, Muhammed'in isteyerek böyle söyledi*ğini ileri sürenler de olmuştur. Bu faraziyeleri bir tarafa bırakmak ve meseleyi ilim ve mantık çer*çevesi içinde mütalaa etmek daha doğru olur. Muhammed, iptida Allah'ın resulüyüm' diyerek ortaya çıkmamıştır. Bu düşünce, senelerce müca*dele ettikten ve fikirlerini neşreyledikten sonra kendisine hasıl olmuştur."

Atatürk, buradan "Arapça" tartışmasına geçer ve şunları yazar:

"Muhammed'in dinini kabul edenler, Allah'a kendi milli lisanında değil, Allah'ın Arap kavmi*ne gönderdiği Arapça kitapla ibadette buluna*caktı. Arapça öğrenmedikçe, Allah'ın ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyet karşısında Türk milleti birçok asırlar, ne yaptığını bilmeksizin, adeta, bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuran'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler".

Ne ilginçtir ki, Atatürk'ün kendi el yazısıyla kağıda döktüğü bu notlar da "Medeni Bilgiler" kitabında yeralmamıştı.

* * *

Ama tam da o yıllarda olan bir olay, Atatürk'ün bu konudaki görüşlerinin "teoride kalmayacağı*nı" açıkça ortaya koydu.

1932'de ezan Türkçeleştirilmişti. Ama 1933 Şubat'ında Bursa'da patlayan bir olay Gazi'yi küple*re bindirdi. Ahali“Arapça ezan isteriz" diyerek vilayeti basmıştı. Vali, yardımcı kuvvet isteyince de olay İzmir’de bulunan Mustafa Kemal'e intikal etmişti. Gazi, şifreyi alır almaz, sof*radan kalkmış ve "Yemek bitti..." de*mişti. "Şimdi hareket...!"

Gazi'nin otomobili Bursa'ya doğru yönelirken, İnönü Hükümeti de Anka*ra'da olayı görüşüyordu. İsmet Paşa, Gazi'nin olaya çok sert yaklaşmasın*dan endişeliydi. Nitekim korktuğu ol*du. Mustafa Kemal, Bursa'ya varır var*maz olaya el koymuş ve Anadolu Ajan*sı muhabirine şunları yazdırmıştı:

"Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi, dini siyaset ve herhangi bir tahrike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin bir daha anlaşılmasıdır. Mes'elenin mahiyeti esasen din değil, dildir".

Gazi'nin ne demek istediği, az sonra İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı'na yazdıracağı bir şifreden anlaşılacaktı. Şifre aynen şöyleydi: "Başvekil İsmet Paşa'ya... Bundan böyle dinin her safhasında Türk dili hakim olacaktır".

Emir bu kadardı. Yani bundan böyle sadece ezan değil, tekbir, hutbe ve namaz da Türkçe ola*caktı. Kuran da Türkçeleştirilecek, Türkçe dua*lar yayılacaktı, İsmet Paşa emri alınca hemen Ga*zi'yi aradı, "Paşam müsaade edin de bu hareketi birden bire yapmayalım. Memlekette bir reaksiyon başlayabilir. Evvela ezan, sonra tekbir, namaz yavaş yavaş girerek, halkı hazırlayalım" dedi. Gazi, diretmedi...

Şevket Süreyya, O'nun Alman din İslahatçısı Luther'i örnek verdiğini ve binbir iç hesaplaşma*dan sonra "Ben Luther olmayacağım" dediğini nakleder.

Malum, Atatürk'ün ölümünden sonra İnö*nü'nün dediğinin tam tersi oldu. Halk Türkçe na*maza hazırlanacak yerde DP iktidarı ile Arapça ezana dönüldü.

* * *

Acaba, çevresinde her attığı adımda "Aman Paşam!" diyenler olmasa Atatürk reform planını nereye kadar vardıracaktı? Bugün Türkiye, yeni seçimle Meclis'e gelecek türbanlı kadın milletve*killerinin durumunu, dinin siyasete alet edilmesini engelleyen Anayasa maddelerinin değiştirilmesini tartışıyor. Okullarda zorunlu din dersi okutuluyor. Lakin nedense orman yangınların*dan, müzik inkılabına kadar her konudaki görü*şü ilgili ilgisiz her yerde dile getirilen Atatürk'ün bu konulardaki elyazmalarına kimseler dokun*muyor. Dahası bunları dile getirmek bile cesaret istiyor, hatta bazen suç kabul ediliyor ve -şu garipliğe bakınız ki- bu fikirleri hatırlatanlar "Ata*türk'e hakaret'ten yargılanıyorlar.

Tabii Türkiye 1930'ların Türkiyesi değil. Demokrasilerde artık işler cumhurbaşkanının em*riyle yürümüyor. Hak ve özgürlükler önem kazanıyor...Ama bunlara rağmen ben yine de her 10 Kasım'da artık anlamını yitiren o sıkıcı anma törenlerinde düşünmeden edemiyorum:

"Acaba bugün düşüncelerini yazmaya bile korktuğumuz adam, birkaç yıl daha yaşasa Türki*ye, farklı bir ülke mi olurdu?"



Can Dündar


Zeytin isimli üye şimdilik online (bağlı) değildir.   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Yer İmleri

Etiketler
atatürk, can dündar, tarih

Seçenekler
Biçim

Yetkileriniz
Yeni konu açamazsınz.
Mesajlara cevap yazamazsınız.
Mesajlara dosya ekleyemezsiniz.
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Forumlarımızdaki tüm saat ayarları Türkiye saatine göre düzenlenmiştir. Şu an saat : 17:11 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
Türkçe : www.40dk.com | ARAF |
Tüm hakları 40dk.com | Eğitim-Öğretim-Bilgi Deposu | web sitesine aittir.İzinsiz alıntı yapılamaz.Ad Management by RedTyger