Farklı Eğitim Tarzları
“Eşim ve ben eğitim konusunda aynı fikirlerde birleşemiyoruz, Benden daha yumuşak tepki veriyor ve daha soğukkanlı. Farklı davranıyor olmamız çocuklara zarar verir mi?” Bu soru ebeveynler tarafından çok sık sorulur. Çocuklar, çok sıkı veya çok gevşek davranılan durumlarda çok farklı eğitim biçimini yaşamak durumunda kalırlar. Anne-babalar çocuk eğitimi konusunda değişik fikirlere sahiptirler. Büyükanne ve büyükbabalar ise uygulamada ebeveynlerden farklı davranırlar. Ve çocuk yuvası, okul ve spor okullarında çocuklar, evde yapmalarına izin verilen bazı şeylerin buralarda yapılmasının mümkün olmadığını görürler. Bu tür gerçeklere bağlı olarak çocuklardan çok şey beklemek hayal kırıklıkları yaratabilir. Ama çocuklar bunu başarıyla yaratıcı bir duruma dönüştürebilirler.
Çocuk günlük yaşamında farklı eğitim anlayışlarıyla karşılaşır. Aynı şekilde günlük yaşamdaki eğitim ilişkileri de farklılık gösterir.
Anne-babayla kurulan ilişki, eğitmen veya öğretmenle kurulan ilişkiden; büyükanne ve büyükbabalarla kurulan ilişki, diğer tanıdıklarla kurulan ilişkiden farklıdır. Çocuk aralarından birinin kendisine en uygun olduğunu hissettiği birçok farklı eğitim tarzıyla karşılaşır. Onları birbiriyle kıyaslar ve hangisinin makul olduğunu deneyerek öğrenir. Farklı eğitim tarzlarına maruz kalmak çocuğu yaşama karşı yetenekli kılar, bilinçli ve kendinden emin olmasını, günlük yaşamın çeşitli durumlarına yönünü tayin etmesini ve hakimiyet kurabilmesini sağlar. Ama bütün bu farklı eğitim tarzlarında dikkatle uyulması gereken bazı temel noktalar vardır.
1- Çocuklar nerede ve ne zaman ne yapmaları gerektiğini bilmelidirler. Eğer burada bir birlik sağlanamazsa çocuklar yetişkinleri birbirlerine karşı kullanmaya başlarlar.
2- Çocuğa sorumlulukları açıkça anlatılmalıdır. Aksi halde çocuk yönünü tayin edemez.
3- Yetişkinlerin çocuğa farklı yaklaşım biçimleri, yine yetişkinler tarafından çocuğa hoş görünmek amacıyla istismar edilmemelidir. Örn. “Benim yanımda istediğin her şeyi yapabilirsin” gibi şeyler çocuğa söylenmemelidir. Veya “Ben sana … dan daha iyi davranıyorum” gibi şeyler söyleyerek, çocukla ilgilenen diğer kişiler kötülenmemelidir. Bu, çocuğun kime daha fazla bağlanacağı konusunda kafasının karışmasına neden olur.
4- Farklı eğitim tarzları, ancak çocukla ilişkisi olan herkesin belirli temel ilkelerde ortak hareket etmesi koşuluyla uygulanmalıdır. Eğer bir baba çocuğunu Laisser-faire tarzında, yani annesine karşı katı ve sert tutum alacak şekilde eğitirse, bu çocuğun anne-babasını birbirlerine karşı kullanmasına yol açabilir.
Bu ilkeler günlük yaşamdaki çeşitli durumlarda anlam ve önem kazanırlar.
|